"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Karine yahut istisnayla bu lafza bağlı olan durumlar

Bu lafza karine yahut istisna ile bağlı olan durumlar üçe ayrılmaktadır:

Söylenerek de, niyet ederek de sahih olmayan durumlar.
Çünkü böyle olunca, bu, lafzın tüm hükmünü kaldırmış olur. Mesela: “Sen üç olmaksızın ancak üç talakla boşsun.” veya “Üzerine gerek olmayarak bir talakla boşsun.” veyahut “Üzerinde boşama vaki değildir.” demesi gibi. Şüphesiz bunları lafız olarak söylemesi de sahih değildir, niyet etmesi de sahih değildir. Çünkü bu, lafzın bütün hükmünü kaldırmış olacağından, bu durumda hepsi lağv (iptal) olmuş olur ve -ittifaka göre- bu, dil bilgisi açısından da sahih olmaz. Hal böyle olunca, istisna ve sıfat düşer, neticede boşama vaki olur.
Ne hüküm açısından ne de kişiyle, Yüce Allah arasındaki hukuk açısından olmak üzere, lafız olarak kabul edilip, niyet olarak sahih olmayan durumlar.
Bu ise en azından söz konusu olan istisna’dır. Lafız olarak geçerlidir ve bu, Arap dilinden sayılmaktadır, ona aittir. Mesela: “Sen üç talakla boşsun.” ifadesine niyet ederek, kalbiyle de “bir talak olarak” istisna getirmesi, sahih değildir. Bu doğru olmaz çünkü sayı, içerdiği ifade açısından bir açıklığı ortaya koymakta, başkasına ise ihtimal vermemektedir. Öyleyse lafız açıkça söylenmiş ve ortada iken, niyetin öne sürülmesi doğru olmaz.
Söylenmesi sahih olan durumlar.
Adam, kendisinin Yüce Allah’a olan borcunu niyet edecek olursa bu, genel olan lafzın tahsis edildiğine yahut lafzın mecaz manada kullanılmış olduğuna benzemiş olmaktadır. Mesela bir kısmını kasdederek: “Karılarım boştur.” demesi veya “Boşsun.” sözüyle, “Güvenimden boşsun, uzaksın.” demeyi kasdetmesidir. Lafız eğer tek manaya geliyorsa o vakit bu sözü kabul edilir. Bu, eğer niyetiyle olmuşsa, kendisiyle, Yüce Allah arasında olan hukuk noktasında bu kabul makbuldür. Zira adam, genel lafzın tahsis edilmesini ve bunun husus (özel) manada kullanılmasını istemiştir. Bu ise dilbilgisinde kullanılagelen ve konuşmada yaygın bir ifadedir. O nedenle kullanılmasına ve bununla konuşulmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Lafız adamın niyetine göredir ve karşı çıkmadığı sürece bu, adamın isteğine göre yönelebilmektedir. Peki, bu hüküm konusunda kabul edilir mi? Bu noktada iki görüş gelmiştir.
Bu (yani söylenmesi sahih olan) durumlardan birisi de, halin dışında bir halin tahsis edilmesidir. Mesela: “Sen boşsun.” demesi ardından bunu şart yahut sıfatla: “Eve girecek olursan.” veya “Bir ay sonra” şeklinde ifadeyi birleştirmesidir. Bu ise -ihtilafsız olarak- lafız olması durumunda sahih olur. Niyet eder de, buna borç telaffuz etmeyecek olursa, o vakit hüküm konusunda bu makbul olur mu? İşte bunun hakkında iki görüş vardır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kadina-yetki-verme-ve-bosama-hakki/,https://kutsalayet.de/talaki-bir-sifata-veyahut-vaktin-gelisine-bagli-kilinmasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız