"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Mehirde söz konusu olan meçhullük

Mehrin, alışveriş konusunda misliyle sahih olacak konumda, malum olması gerekmektedir. Bu, Şafii mezhebinin görüşüdür. Zira mehir, karşılıklı ivaz akdinde ifa edilen bir ivaz sayıldığından, meçhul olması halinde geçerli olmaz. Alışveriş ve icare (kira) deki ivaz gibi değerlendirilir. Çünkü meçhullüğün, alışverişte ivaz olması geçerli değildir, bu sebeple tesmiye edilmesi de sahih olmaz, tıpkı haram olan bir eşyanın mehir sayılması gibi değerlendirilir.

el-Kadı (İyaz) ise: Mehr-i misil üzere meçhullüğü artmadığı sürece, meçhul de olsa mehir sahih ve geçerli olur, demiştir. Buna benzer bir görüşü Ebu Hanife de söylemiştir. Buna göre cinsi malum olan bir köleye veya hayvana (mehir mukabil) olarak kadın evlenecek olursa yahut da cinsi zikredilmiş olan benzer şeyler üzere evlenirse, bu durumda mehir sahih olur ve kadına vasat (ortası) hali verilir. Çünkü o vakit, kasdı “mal” olmayan bir şeye bedel olmak üzere, zimmette hayvan sabit olduğundan dolayı bu -diyet gibi- mutlak olarak sabit olur. Nitekim buradaki tesmiyenin meçhul olması, mehr-i mislin meçhul olmasından daha az sayılır.

Sonra kadın mehr-i misli üzere evlenmiş olsa, bu sahih olur, öyleyse buradaki meçhullüğün az olması durumunda bu, daha öncelikli kabul edilir. Alışveriş konusuyla ise bu ayrılır; çünkü bunda meçhul olma ihtimali hiç söz konusu değildir. İmam Malik ise: Meçhul de olsa mehir sahih olur, zira bu, onu zikretmeyi terk edenden daha çok değildir, demiştir.

Diyete itibar edilmesi noktasında şöyle cevap verilmiştir: Bir defa diyet, şeriatla sabit olmuştur, akitle değil, bu nedenle takdir edilmesi hususunda kıyastan çıkmış olur. Üzerine diyet gerekli olan kişinin ise bunu asıl olarak kılması gerekli değildir. Sonra bu bağlamda sabit olan hayvan, kıymetiyle takdir edilmiş, yaş ile nitelenmiştir. O zaman bu iki durumda mutlak bir köle ile (hayvanın) kıyas edilmesi nasıl olsun? Sonra bu akit de değildir. Bu, ancak karşılıklı rızaya itibar edilmeyen bir telefin bedelidir. Öyleyse bunun üzerine, hakkında karşılıklı rıza göstermelerine itibar edilen bir akitteki ivaz nasıl kıyas edilsin? Sonra muavaza akdinde söz konusu olan bir ivazın, başka bir muavaza akdine kıyas edilmesi, bir telefin bedeline kıyas edilmesinden daha sahih ve evladır.

Mehr-i misle gelince, bu, ancak sahih olan tesmiyenin olmaması durumunda gerekli olur, tıpkı telef edilen malların kıymetini ödemenin gerekli olması gibidir. Sonra mehr-i mislin meçhul olması dışında, tek bir cinsten olan mutlak malın meçhullüğü kabul edilemez. Buna ek olarak cinsin birçok nevi ve farklı cinsleri olduğu ve tek bir türde ayni malların farklı farklı bulunmasından dolayı, cinsten orta halli olanın bekletilmesi uzak bir durumu ortaya koyar.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/muayyen-mehri-bedeliyle-geri-vermek/,https://kutsalayet.de/fasit-olan-tesmiye/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız