Dul olsun bekar olsun, büyük yahut küçük olsun, babanın kızını, mehri misil olmadan da evlendirebilir. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Malik söylemiştir. Çünkü nikahtan kasdedilen maddi bir karşılık değildir, nikahla kasdedilen sadece sükunet bulmak ve izdivacı gerçekleştirmektir. Kadını (hak ettiği) konumuna oturtmak, onu kollamak ve sahip çıkma mükellefiyetini icra etmektir, güzel geçimlik sağlamaktır. Baba’dan açıkçası istenilen, şefkatli davranmasının ve gözetmesinin yanında kızının mehrinden de hiçbir şeyi eksilmemesi, sadece nikahta maksadın hasıl olmasını sağlamasıdır. Bu durumda başkasının hakkının kaçmasına sebebiyet vermemesi, maksadın hasıl olmasını engelleyecek durumlardan kaçınması da gerekir. Bu konu, diğer ivazlı akitlerden ayrılır; çünkü bu akitlerde maksat, ivazın/bedelin ele geçmesidir ve bu akitlerde bedelin kaçıp gitmesi caiz ve doğru olmaz.
İmam Şafii ise babanın kızını, mehri misil olmadan evlendirme hakkı yoktur, demiştir. Zira bunu yapması durumunda kızına mehri misil verilir. Çünkü nikah, karşılıklı ivaz akdidir ve ivaz almayı hak eden kimseden bu bedeli eksiltmek (yahut onu vermemek) caiz değildir. Bu, alışveriş gibi kabul edilir.
(Ancak) buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir. Baba’dan başkasına gelince, onun kızın mehri mislini kısma (yahut engelleme) hakkı yoktur. Bunun yanında, kız mehirsiz bir şekilde evlenecek olursa, bu evlilik geçerlidir; zira mehrin tesmiye edilmemesi ve mehrin fesada uğraması, nikaha bir zarar getirmez. Bu durumda kızın hakkı mehri mislin kendisine (bir an önce) verilmesidir. Çünkü bu, bedelinin bir kısmı demek olur ve velisi, kızı bundan eksiltemez, engelleyemez. Dolayısıyla kız da söz konusu olan mehri misle avdet eder.
Mehrin tamamı, kocanın üzerinedir. Çünkü buradaki tesmiye fesada uğramıştır; zira şeran bunda ona izin verilmiş değildir. Bu durumda kocanın mehri misli ödemesi gereklilik arz eder. Sanki kızı haram olan bir mehir (malıyla) evlendirmiş gibi sayılır. Velinin ise bu durumda onu tazmin etmesi zorunludur; çünkü ifrata kaçmış olduğundan, tazmin etmesi de gereklilik arz eder, sanki malını misli semen olmaksızın satmasına benzemektedir.