"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Velayet’e dair şartlar

Tesmiye eden kimse hakkında, velayetin/veli olmanın sabitesi için altı şarta itibar edilir:

Akıl: Buna itibar edilmesi noktasında ihtilaf yoktur. Çünkü velayet, ancak kişinin kendisinin bakmaktan aciz olması durumunda veli kılınan şahsın bakmasıyla sabit olur. Şüphesiz aklı olmayanın, bakması mümkün değildir, kendisi adına velayet de edemez. Öyleyse başkası buna daha evla sayılır. İster bu kişi küçük olması hasebiyle aklını kullanamayan bir çocuk olsun yahut aklı gitmiş bir deli yahut yaşlı kimse olsun, fark etmez.
Hürriyet: İlim ehline bağlı bir topluluğa göre kölenin velayeti yoktur. Çünkü kölenin kendi namına bir velayeti olmadığından, başkasına hiç velayeti olamaz. Rey ashabı ise şöyle der: Kadının izni doğrultusunda köle, kadını evlendirebilir; zira buna dayanak olan husus, kadının kendi nefsini bizzat evlendirmeye yetkili olabilmesidir. Nitekim buna dair açıklamalar geçmişti.
İslam: Kafir’in hiçbir şekilde Müslüman üzerinde velayeti sabit (ve geçerli) olamaz. İbn Munzir der ki: Kendisinden ilim ezberlediğimiz her bir ilim adamı bu noktada icma etmişlerdir.
Erkeklik: İlim ehlinin tümüne göre erkek olması, velayet için şarttır. Çünkü bu noktada tam olmasına (nakıs olmamasına) itibar edilir; zira kadın, kendisi hakkında bakmaya karşı kusurlu bir konumda bulunduğundan dolayı, nakıs ve eksik olması hasebiyle velayet yetkisi onun için sabit olmaz. Çünkü kendisine dahi velayeti olmayan bir kadının, başkasına veli olması düşünülemez.
Buluğ: Mezhebimize göre buluğ çağına girmesi şarttır. Bu, ilim ehlinin çoğunluğunun görüşünü oluşturmaktadır. Sevri, İmam Şafii, İshak ve Ebu Sevr bunlardandır. Çünkü velayet konusunda kişinin durumunun kemal konumunda olmasına, eksik bulunmamasına itibar edilir. Çocuk ise birtakım kusurları sebebiyle ancak kendisine velayet edilebilir; dolayısıyla -kadın gibi- velayet yetkisi yoktur.
Adalet: Velayet konusunda adaletli olmanın şart olması hususunda iki görüş gelmiştir:
Birincisi: Adalet şarttır. Bu, İmam Şafii’nin kavlidir. Bu minvalde İbn Abbas’tan gelen rivayete göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Velisiz ve iki adil şahitsiz nikah olmaz. Hangi kadın istemediği kimse ile velisi tarafından evlendirilecek olursa, kadının nikahı batıldır.” Çünkü adalet, nazari bir velayettir ve fasık olan bir kimse hakkında -mala velayet gibi- mecburi bir konudur.

İkincisi: Bu noktada, adalet şart değildir. Bu ise İmam Malik, Ebu Hanife ve iki görüşünden birisine göre İmam Şafii’nin kavlidir. Zira bu, kendisinin nikahına da veli olmasıdır ki, bu durumda başkasına da velayeti sabit olur, tıpkı adalet gibi değerlendirilir. Bir de velayetin sebebi, akraba bağıdır ve bunun şartı ise bakmaktır. Burada ise -adalet vasfı gibi- bakan bir yakın bulunduğundan, veli olması söz konusudur.

Eğer yakın akrabası hakkında velayet sabit olmazsa, bu takdirde mevcut olması, olmaması gibi kabul edilir. O zaman da velayet -sanki ölmüş olan gibi- kendisine en uzakta olan hakkında sabit olur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/nikahda-vekil-kilmak/,https://kutsalayet.de/kadinla-evlenmek-isteyen-eger-velinin-kendisi-olursa/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız