"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Vasiyetin hükmü

Vasiyet, sadece üzerinde borç bulunan yahut kendisine vedia verilmiş olan veyahut da kendisinden çıkması noktasında vasiyet edilmiş emanet görevi bulunan kimseye vaciptir. Çünkü Yüce Allah, emanetleri yerine vermeyi emretmiştir, kuşkusuz bunun yolu da vasiyetten geçmektedir. Bu durumda vasiyet bırakana bu, bir fariza sayılır. Ama kendi malının bir kısmını vasiyet etmesi ise cumhurun görüşüne göre kimseye vacip değildir.

İbn Abdilberr der ki: İlim ehlinin icmasına göre vasiyet, borcu olan, kendisine vedia yahut emanet eşya verilmiş bulunan ve bu şekilde kendisine vasiyet verilmiş olan kimseye vacip olur. Onların bu noktada icma etmiş olmaları, vasiyet konusunda kitap ve sünnetteki manayı açıklamaya yöneliktir. Zira bir topluluk şaz olarak görüş belirterek vasiyeti (genel olarak) vacip kabul etmiştir ve bunun cumhura muhalefet etmek anlamına gelmediğini ifade etmişlerdir.

Şüphesiz Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabının çoğundan vasiyet bıraktığı nakledilmemiştir. Bu duruma karşı çıkanlar da nakledilmiş değildir. Şayet vasiyet vacip olsaydı, bunu terk etmeyecekleri gibi, bu konuda onlardan açık nakiller de gelmiş olurdu.

Bir hayır bırakacak kimsenin, malından bir bölümünü vasiyet etmesi müstehap görülmüştür. Çünkü Allah Teala şöyle buyurur: “Birinize ölüm geldiği zaman, eğer bir hayır bırakacaksa… vasiyet etmek üzerine bir borçtur.” (Bakara Suresi: 180) Vacip oluşu neshedilmiş ve miras bırakmayan kimse hakkında müstehap hükmü kalmıştır. Miras bırakamayan fakire gelince, onlar ise muhtaç durumdadırlar; dolayısıyla vasiyet bırakmaları müstehap olmaz. Çünkü Allah (c.c.) vasiyet hakkında: “Eğer bir hayır bırakacaksa…” diye buyurmuştur. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ise Sad’a: “Senin, varislerini zengin bırakman, onları muhtaç ve halka ellerini açar bir halde bırakmandan daha iyidir.” buyurmuşlardır. Bu hadis hakkında Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.

el-Muvaffak (İbn Kudame) şöyle demiştir: Bana göre kuvvetli olan görüş, terk edilen mal ne zamanki veresenin ihtiyacına katkı sağlamazsa, o durumda vasiyet müstehap olmaz. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), vasiyetin men edilen yönünü; “Senin, varislerini zengin bırakman, onları muhtaç ve halka ellerini açar bir hâlde bırakmandan daha iyidir.” ifadesiyle sebeplendirmiştir. Çünkü yakın olan muhtaç akrabaya vermek, yabancıya vermekten daha hayırlıdır. Buna göre miras ne zamanki onların zenginliğine ulaşmayacak olursa, o takdirde vasiyeti terk etmesi onların lehinedir, onların kendisine atiyye vermesi gibidir, böylelikle de bu, onlardan başkasına vasiyet etmesinden daha faziletli olur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/vasiyet-nedir/,https://kutsalayet.de/vasiyetin-en-faziletli-olani/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız