"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şefi’in malı almasından evvel müşterinin yapı inşa etmesi, ağaç dikmesi

Bazı durumlarda müşterinin, şuf’a malındaki pay hakkında, yapı inşa etmesi ve bir şeyler dikmesinin mübah oluşu söz konusudur. Bu durumlardan birisi şöyledir: Müşteri malın kendisine hediye edildiğini yahut onu semeninden daha fazla olmak üzere satın aldığını vb. ortaya koyar ve böylece şefi’ in onu almasından engellemiş olur. O da şuf’a malını bırakır ve taksimata girer. Sonra müşteri yapı inşa eder ve (toprağa) da bir şeyler dikiverir.

Bu durumlardan biri de şöyledir: Kişi gaib de olur, bunun üzerine vekili kendisiyle taksimata girer yahut bu kimse çocuk olur, kendisiyle velisi vb. taksimata girerler. Sonra gaib de olan gelir yahut çocuk buluğa erer, müşteri de malı ekmesinden yahut yapı inşa etmesinden sonra şuf’a malını alır. Çünkü müşterinin -eğer isterse- diktiğini ve inşa ettiğini sökme hakkı vardır; çünkü bunlar onun malıdır.

Eğer müşteri, bu diktiği ve inşa ettiğini sökmek istemezse o zaman şefi şu üçü noktasında muhayyer kalır: Şuf’a malını terk etmek. Ekilen veya inşa edilen şeylerin kıymetini geri vermek, bu durumda toprağıyla birlikte ona malik olur. Veyahut da ekilen veya inşa edilen şeyleri sökmek ve sökülmesi neticesinde eksilen miktarı tazmin etmek… Bunu, Evzal, İmam Malik, Leys, İmam Şafii ve İshak söylemiştir. Çünkü bu ikisindeki zarar, ancak bu şekilde yok olur. Bir de satın alması sebebiyle elde ettiği kendi malı üzere bunları bina etmiş olduğundan, bunları -zarara uğraması yanında- sökmek zorunda değildir; sanki şuf’a’ya hak sahibi olmayan kimse gibi değerlendirilir.

Sevrl ve rey ashabı ise şöyle demişlerdir: Müşteri bunları sökmek zorundadır, başka bir şey yapması da gerekmez. Çünkü o, başkasının hak sahibi olup elde ettiği şeyi almış, onunla bir şeyler inşa etmiş ve dikmiştir; dolayısıyla gasıbın durumuna benzer. Bir de izinsiz olarak başkasının hakkı olan yerde bir şeyler bina ettiği için, bu yönüyle de hak sahibi olmayan kimsenin durumuna düşmüş olmaktadır.

“Bunların farklı ve ayrı şeyler olduğu” şeklinde cevap verilmiştir. Nitekim onların kıyas ettikleri şey, başkasının mülkünde inşa ve bina edilmiştir. Şüphesiz bu da haksızlıkla icra edilen bir inşa ve ekim demektir. Halbuki -konumuzun tersine- haksızlıkla elde edilen inşa ve ekimin bir haklılık payı yoktur. Çünkü burada söz konusu olan kişi, inşa ve ekimi haksızlıkla yapmış değildir; dolayısıyla onun lehine hakkı bulunmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kucugun-sufa-hakki/,https://kutsalayet.de/sefi-olan-kisi-semenle-olmak-uzere-ortagin-payini-alir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız