Şef’î olanın ele geçirmesinden yahut bilgi sahibi olmadan önce şuf‘a malında müşteri tasarruf edecek olursa, onun bu tasarrufu geçerlidir. Çünkü ona mâlik olmuş olduğundan, o malı kabzetmesi de sahihtir. Geriye sadece şef’î olanın ona dair temellük ettiği mal kalır. Zira bu da onu tasarruf etmekten engellemez; tıpkı satılan bir malda söz konusu olan iki ivazdan birisinin kusurlu olmasının, diğerinin tasarrufunu engellememesi gibi. Bu hususta ne zamanki sahih ve geçerli bir tasarruf söz konusu olursa, o takdirde bunda şuf‘a hakkı vacip olur. Mesela bu malı kendisine satması durumunda, şef’î’in bunda muhayyer olmasıdır. Dilerse ikinci satışı fesheder ve ilk satışın semenini alır; zira şuf‘a hakkı, müşterinin tasarrufundan evvel ona vacip olmuştur. Dilerse de tasarrufu geçirir ve müşteriden ikinci şuf‘a hakkını alır; çünkü o iki akitte de şef’î sayıldığından, ikisinden dilediğini almaya hak sahibidir.
Şayet bu noktada üç kişi alım-satımda bulunacak olursa, o zaman o malı satılan ilk satışla alma ve diğer ikisinin akdini de feshetme hakkı doğar. Bunun yanında onun ikincisini alma ve sadece üçüncüsünü de feshetme hakkı vardır. Üçüncüsünü alıp başka hiçbir akdi de feshetmeme hakkı da doğar. Dolayısıyla bunu üçüncüsünden aldığında, kendisinden satın aldığı semeni ona öder ve başkasına da müracaat etmez. Çünkü kendisinden satın aldığı semen ona ulaşmış demektir. Şayet bunu ikincisinden aldığında, kendisinden satın aldığı semeni ona öder ve üçüncüsü de kendisine verilen şeyle ona avdet eder. Birinci satışla bunu almış ise kendisine sattığı semeni ilk müşteriye geri öder, üçüncüsü de kendisine verilen şeyle ikincisine avdet eder. İkincisi ise kendisine verilen şeyle birincisine avdet eder. el-Muvaffak der ki: Bu noktada bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz.