Tüm verese miras noktasında kendilerine ortak olanlardan neseple ikrarda bulunacak olurlarsa, söz konusu nesep sabit olur, ister verese tek olsun, ister bir topluluk, ister erkek ve isterse bayan olsunlar, fark etmez. Bunu, İmam Şafii ve Ebu Yusuf söylemiştir. Kendisi (Ebu Yusuf), bunu Ebu Hanife’den aktarmıştır. Çünkü varis olan şahıs mirası ve borçları hususunda ölenin yerine geçer. Nitekim üzerinde kalan borçları, beyanatları ve iddiaları da yine ona ait olur, leh ve aleyhte yaptığı yeminleri de yine ona aittir. Nesepte de durum aynıdır.
Ebu Hanife’den meşhur olarak geldiğine göre bu durum ancak iki adamın yahut bir adamla iki kadının ikrarı ile sabit olmaktadır. İmam Malik de bu durumun, ancak iki kişinin ikrarı ile sabit olacağını belirtmiştir. Çünkü nesep ondan başkasına hamledileceğinden bu hususta itibar edilecek olan sayıdır, tıpkı şahitlikte olduğu gibi.
Şöyle cevap verilmiştir: Bir defa bu, ikrarla sabit olan bir haktır, öyleyse -borçta olduğu gibi- sayıya da itibar edilmez. Aynı şekilde bu, içinde adaletin muteber görmediği bir söz olacağından adet ve sayı da bunda itibar görmez, tıpkı mirasın ikrarı gibidir. Şahitliğe itibar etmesi ise sahih olmaz zira bunda lafza itibar edilmez, adalete de öyle… İkrarda bulunarak borcu geçersiz sayar.
Chat
Sohbet Yükleniyor...