Müflisin malı dağıtılıp geriye (yine) bir borç kalacak olursa, onun da sanat ve ticari bir işi olursa, hâkim ona borcunu ödemesi için kendisini kiralamak suretiyle (kazanç elde etmesine dair) zorlayabilir mi? Bunun hakkında iki görüş vardır:
Birincisi: Onu buna zorlayamaz. Bu, İmam Mâlik ve İmam Şâfiî’nin görüşüdür. Çünkü Yüce Allah:
“Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir.” (Bakara Suresi, 280) buyurmuştur.
İkincisi: Kazanç elde etmeye zorlayabilir. Bu ise İshak’ın görüşüdür. Çünkü menfaat ve faydalar, üzerinde icra edilen akdin sıhhati hakkında ve (fakirden) zekât almanın haramlığı ile buna olan ihtiyaç sabitesi noktasında aynî hükümler ifade ederler. Aynı şekilde bu minvalde borçların ifa edilmesi de böyledir. Zira kiralamak, karşılıklı yapılan bir alışveriştir; dolayısıyla da —malını satmada olduğu gibi— bu nedenle kazanç elde etmeye zorlamak câiz olur.
el-Muvaffak der ki: Yüce Allah’ın:
“Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek gerekir.” buyruğuna gelince, anlaşılan o ki burada umum ifadesinin kapsamına girmekten engellendiği anlaşılmaktadır. Çünkü bu, zekât vermekten mahrum olan zenginlerin hükmü hakkında, yakınına vereceği nafakanın düşeceğine, yakının kendisine infakta bulunmasının vacip olacağı konusu ile ilgilidir.
Bu anlaşıldığına göre, dolayısıyla kazanç elde etmeye bu kişi zorlanamaz; ancak kazancında nafakasından bir fazlalık bulunan ve kendisine destek verenin nafakasından olursa, o zaman başka…
Ne hediye, ne sadaka, ne vasiyet ve ne de borç almaya zorlanamaz. Bunun yanında kadına da —mehrini erkeğin alması için— evlenmesi noktasında bir zorlama yapılamaz. Kuşkusuz bunda bir tür zarar söz konusudur.