"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Olgunlaşmadan önce ürünün satılması

Bir ürünün olgunlaşmadan önce satılması için üç durumdan hali değildir:

Üzerindeki ürünün ortaya çıkmadan önce bırakmak şeklinde şart koşularak satılması ki, bu satış icmaya göre sahih değildir. Çünkü “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), olgunlaşacağı ortaya çıkmadan önce meyvenin satılmasını hem satıcıya hem de alıcıya yasaklamıştır.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Yasak ise bunun fasit olacağına delalet eder.
Söz konusu vakit içerisinde ürünün kesip koparılmasının şart koşularak satılması. Bu satış ise icmaya göre sahihtir. Çünkü söz konusu olan yasak ancak meyvenin telef olmasından ve meyve toplanmadan önce bozulmasından endişe edildiği için gelmiştir. Buna dair delil Enes’in şu rivayetidir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), hurmanın rengi ortaya çıkmadan önce satışını yasaklamıştır. (Ravi der ki:) Biz Enes’e: ‘Rengin ortaya çıkması nedir?’ diye sorduk. Enes: ‘Kızarması ve sonra da sararmasıdır. Haydi söyleyin bakalım, Allah meyvenin yetişmesine mani olursa, kardeşinin parasını ne ile helal sayacaksın?’ dedi.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir. Bu da koparıldığı vakit güven aşılamış olacağından, satış da sahih ve geçerli olmuş olur; tıpkı ürün olgunlaşmış gibi kabul edilir.
Koparılmasına ve o şekilde bırakılmasına dair şart koşulmaksızın bunların mutlak olarak satılması. Bu durumda satış, batıl olur. Bunu, İmam Malik ve İmam Şafii söylemiştir. Ebu Hanife ise buna cevaz vermiştir. Çünkü akdin mutlak olarak gelişi, (bu ürünlerin) koparılmasını gerektirmiş olmaktadır ve bu da sanki onu şart koşmak gibi kabul edilir.
(Ama) buna Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, olgunlaşmadan evvel ürünün satılmasını mutlak olarak yasakladığı, bu durumda tartışma konusunu da bünyesine almış olacağı, şeklinde cevap verilmiştir. Onların: “Çünkü akdin mutlak olarak gelişi, (bu ürünlerin) koparılmasını gerektirmiş olmaktadır.” sözlerine gelince; şöyle cevap verilir: Bir defa akdin mutlak olarak gelişi, -açıklaması geçtiği üzere- meyvelerin bırakılmasını gerektirmektedir ve bu halde iken mutlak olan akit, sanki kendisine meyvelerin bırakılmasının şart koşulduğu akit gibi her ikisini de men eden yasak şeklinde değerlendirilir. Bu durumda da Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in meyvenin yasağı ve helakı noktasında kusurlu olarak gördüğü illete bağlı olması söz konusu olur.
Kesip koparılma şartı olmaksızın, olgunlaşmadan önce meyvenin satışı ise üç kısma ayrılmaktadır:
Birincisi: Aslın maliki olmadığından dolayı tek başına bir kişinin satışı. Bu satışın geçersiz olduğuna dair açıklamalar geçmişti.
İkincisi: Aslı ile beraber bunların satışı, icmaya göre caizdir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: “Bir kimse, içinde hurma bulunan bir arazi satın alırsa, hurmanın meyveleri satıcıya aittir. Ancak meyvenin müşterinin olması şart koşulması bunun dışındadır.” Çünkü bunlar, satışa tabi olarak meydana gelmektedir.
Üçüncüsü: Aslın malikine bunları tek başına satması. Mesela bu asılların satıcıya ait olması gibi… Bu durumda müşteriye bunları şart koşmaz, bunları ona sonradan satar. Bu konu hakkında ise iki görüş gelmiştir:

Bu satış geçerlidir. İmam Malik’e ait olan meşhur görüş de bu yöndedir. Bunun yanında Şafii ashabının iki görüşünden birisi de böyledir. Çünkü asıl (kök ve ağaç) da meyvesi de müşteriye ait olmak üzere birleşeceğinden bu akit sahih olur, sanki ikisini de birlikte satın almış gibi değerlendirilir.
Bu satış, geçerli değildir. Bu ise Şafii ashabının ikinci görüşünü oluşturur. Çünkü akit, özellikle meyveyi içereceğinden, akdi tenavül eden konulardaki garar (aldatma) da asli olarak akdin sıhhatine engel teşkil etmektedir. Mesela asılların (ağaç köklerinin) bir yabancıya ait olması gibi, zira bu, ikisinin birlikte satılmasının tersine söz konusu olan yasağın kapsamına girmektedir; çünkü bu konuda rivayet edilen hadis ile istisna getirilmiştir.
Şayet peşine meyveleri kesip koparacağını şart koşacak olursa, bir görüşe göre akit sahih olur, müşteriye bu şartı yerine getirmesini ilzam etmez; çünkü asıllar zaten ona aittir.

Toprağın üzerinde bulunan yeşil ekini satmak caiz değildir; ancak hali hazırda kesip koparılmasını şart koşacak olursa başka. Bu, asılları üzerindeki meyvelerde zikredilen durum gibidir. Nitekim Müslim’in, İbn Ömer’den yaptığı rivayete göre; Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), meyvesi olgunlaşıncaya kadar hurmayı, danesi beyazlaşıp afetten emin oluncaya kadar başağı satmaktan men etti. Bu muameleden satıcı da alıcı da yasaklanmıştır.”

İbn Munzir der ki: Bu görüşten başkasına yönelen bir kimsenin olduğunu bilmiyorum. Bu, İmam Malik, Medine ehli, Basra ehli, Hadis ashabı ve Rey ashabının görüşünü oluşturmaktadır. Şayet bunu toprakla beraber satacak olursa, asılları üzerindeki meyvelerin satışında olduğu gibi bu geçerli bir satış olur. Asıl malikine satacak olursa, bu takdirde -aslın malikinden olmak üzere meyve konusunda geçtiği üzere- bu hususta iki görüş vardır.

Ekinin danesi şiddetle olgunlaşmış olursa, mutlak olarak bırakmak şartıyla bu satış caiz olur; çünkü hadis-i şerifte: “beyaz/ayana kadar…” şeklinde buyurmuştur. Bu şekilde satımındaki yasağın gayesini ifade etmiş olduğundan, sonrasında da bunun satılabileceğinin caiz olduğuna delalet eder.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/meyveli-agaclarin-satisi/,https://kutsalayet.de/olgunlastiktan-sonra-meyvelerin-satisi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız