Fazlalık şeklinde haram olan bir şey aynı zamanda vadelide de haram olur. el-Muvaffak der ki: Bildiğimiz kadarıyla bunda bir ihtilaf yoktur. Malı kabzetmeden evvel ayırmak haram olur; çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem): “Elden ele (yani peşin olarak…)” buyurmuştur. Zira vadeli olanın haramlığı daha kesindir ve bu nedenle de iki farklı cins hakkında söz konusu olur. Öyleyse fazlalık şeklinde haram olursa, vadeli olarak haram olması daha öncelikli sayılır.
el-Muvaffak şöyle demiştir: Bildiğimiz üzere iki cins hakkında fazlalığın cevazı noktasında bir ihtilaf yoktur. Sadece Said b. Cübeyr: Birbirlerine faydanın yakın olduğu bilinen şeylerde fazlalık caiz değildir, demiştir. Ama Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Bu maddeler farklı cinsten olduğu zaman, peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi satın.” buyruğu, onun görüşünü reddetmektedir.
Vadeye gelince, bunu illetli sayanlara göre ölçülen bir eşyanın ölçü ile, tartılan eşyanın tartılanla ve yenilen bir eşyanın da yenilen ile olmak üzere iki cinsin her birisinde tek bir illetle faiz cerayan etmektedir. Çünkü bunlardan birisinin diğeriyle vadeli şekilde satılması haram olmaktadır. el-Muvaffak der ki: Bildiğimiz kadarıyla bunda bir ihtilaf yoktur. Ancak iki ivazlı eşyadan birisi semen ve diğeri de müsemmen (fiyatı belirtilmiş) olursa başka. Çünkü bu ikisi arasında —ihtilafsız olarak— vade caizdir. Zira şeriat selem akdinde daha çok ruhsat vermiştir, anaparanın aslı ise altın ve gümüşlerdir. Öyleyse vade burada eğer haram olursa, genellikle tartılan eşyalardaki selem akdine bir set vurulmuş olurdu.
Etin, buğday ile satışı şeklinde ölçülen ve tartılan eşyalarda olduğu gibi illeti farklı olanlara gelirsek, bunda iki görüş gelmiştir:
Bu ikisinin vadeli (nesie) olarak satılması haramdır. Zira ikisi de faiz mallarından addedilmektedir; dolayısıyla vadeli de haram olur.
İkisinin vadeli olarak satılması caizdir; çünkü fazlalık faiz illetinin bir vasfı bu ikisinde toplanmış sayılmayacağından, vadeli olarak da satışı caiz olur.