"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Düşman geldiğinde savaşa katılmanın vacip oluşu

Düşman geldiği vakit savaşmaya hazır olan tüm savaşçıların bir müfreze oluşturup savaşa koyulması ve düşmana karşı durması vacip olur. Geriye dönmek asla caiz değildir; yalnız bir yeri korumak yahut aile ve mallara sahip çıkmak için yerinden ayrılmak bunun dışındadır. Bir de imamın savaşa çıkmamasına müsaade ettiği ve savaşmaya çıkmaya gücü olmayan kimseler bu hükmün dışındadırlar. Çünkü Yüce Allah buyurur ki: “Gerek hafif gerek ağır olarak hangi halde bulunursanız bulunun, hep birlikte savaşa çıkın…” (Tevbe Suresi: 41)
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurur: “Savaşa çağırıldığınız vakit, savaşa katılın.”
Çünkü düşman geldiği zaman artık savaşmak farz-ı ayn olur. Hiç kimsenin savaştan geri durması asla caiz olmaz ve Emir’in izni olmadıkça kimse savaştan çıkamaz. Zira savaş, İmam’ın emrine verilmiştir ve düşmanların az yahut çok olduğunu, onların tuzak ve yerlerini yalnız İmam (devlet başkanı) daha çok bilicidir; bu yüzden onun görüşüne müracaat edilmesi icap eder. Çünkü Müslümanlar için en ihtiyatlı olan husus da budur; ancak düşmanların aniden bastırmaları durumu karşısında emirden izin alınması imkansız bir hal alacak olursa, o zaman onun iznini almak vacip olmayabilir. Çünkü maslahat onların öldürülmesi ve onlara karşı savaşa çıkılması noktasında kesinleşmiş olur, bunun yanında (cihadın) terkedilmesi de, fesadın söz konusu olacağı anlamına gelmiş olur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafirlerin-kisimlari/,https://kutsalayet.de/kadinlarin-dusman-topraklarina-girmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız