"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müzdelife’de gecelemek

Fecir doğup da sabah namazı eda edilinceye kadar Müzdelife’de geceler. Sünnet olan ilk vakti içerisinde bu namazı acele ederek eda etmek ve böylece Meş’ar-i Haram’da vakfe yapmaya vakit bırakmaktır. Cabir hadisinde geldiğine göre Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah belirinceye değin sabah namazını kılmıştır.
İbn Mesud hadisinde ise şöyle geçer: “Sonra fecir vakti doğmaya yakın sabah namazını eda etti. Bir kişi: ‘Fecir doğdu.’ derken, başka birisi de; ‘Henüz doğmadı.’ dedi. Sonunda ise: ‘Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i gördüm (namazı) eda ediyordu.’ dedi.”

Sabah namazını kıldıktan sonra Meş’ar-i Haram yanında vakfeye durur, Yüce Allah’ı zikredip dua eder ve ısrarla dualar etmeye koyulur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Arafat’tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin…” (Bakara Suresi: 198)
Cabir hadisinde ise ifade edildiği üzere; “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) Meş’ar-i Haram’a gelince kıbleye dönüp dua etti. Allah’ı tevhid edip, tekbir ve tehlil getirdi.”
Sabah vakti tam olarak aydınlanana değin de vakfeye devam eder. Nitekim Cabir hadisinde şöyle der: “Sabah tam aydınlanıncaya kadar orada vakfeye devam etti.”
Müzdelife’nin hangi yerinde vakfeye durmuş olursa, bu yeterli gelir. Zira Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Burada durdum, Cem (Müzdelife) alanının her yeri vakfe alanıdır.” şeklinde buyurmuştur.
Müzdelife’de gecelemek vaciptir ve bunu terk edene ise dem/kan gerekir. Bu, Sevri, İmam Şafii, İshak, Ebu Sevr ve Rey ashabının görüşüdür. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Hac, Arafat’tır. Kim Müzdelife gecesinde, sabah namazından önce gelmiş olursa, hacca yetişmiş olur.” Yani Arafat gelmiş olursa…
Alkame, Nehai ve Şabi ise şöyle demiştir: Müzdelife’yi kaçıran kimse, haccı da kaçırmış sayılır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurur: “Arafat’tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin…” (Bakara Suresi: 198)
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de şöyle buyurdu: “Kim, bizimle beraber şu (Müzdelife’deki sabah) namazına yetişecek olursa ve bundan önce de gündüzün veya geceleyin Arafat’a gelmiş olursa, haccı tamam olur ve (ihramdan çıkış) temizliğini yapar.”

Şöyle cevap verilmiştir: Ayet-i kerime ile hadis-i şerifin mantığına bakıldığında, icmaya göre bu (Müzdelife’de vakfe konusu), haccın ana bir rüknü olarak değerlendirilmemiştir. Buna göre şayet Müzdelife’de geceleyecek olur da Yüce Allah’ı zikretmeyecek olursa ve orada namazı da kılmayacak olursa, haccı yine sahih olmaktadır. Bunun zaruri olarak böyle ele alınması evladır. Bir de gecelerken, Yüce Allah’ın zikredilmesi de (haccın kabulü için) zaruri değildir; aynı şekilde sabah namazını orada kılmak da öyle. Dolayısıyla Kurban bayramı gecesinin sonuna değin Arafat’tan gelmeye imkan bulacak olursa, o zaman bu, sadece vacip oluşuna, faziletine yahut da müstehap oluşuna hamledileceği kesinlik kazanır.

Her kim Müzdelife’de gecelerse, onun gece yarısından önce buradan ayrılması caiz değildir. Eğer bundan sonra ayrılacak olursa, ona bir şey gerekmez. Bunu, İmam Şafii söylemiştir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Müzdelife’de bizzat gecelemiş ve: “Hac ve umre ibadet şekillerinin uygulamasını benden alınız.” buyurmuştur.
Gece yarısından sonra ayrılmanın caizliği, ancak hakkında ruhsatın bulunması durumunda söz konusu olabilir. Nitekim İbn Abbas’ın rivayetine göre, o der ki: “Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) beni Müzdelife’den geceleyin ağırlıkları ile beraber (veya kadın ve çocuklarla birlikte) gönderdi.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.

Gece yarısından önce Müzdelife’den ayrılıp giden bir kimse, sonra tekrar o gece içerisinde geri dönmeyecek olursa, bu durumda dem gerekir. Geri dönmesi halinde ise dem gerekmez.
İmam Malik ise şöyle der: Müzdelife’den geçecek olur da orada hiç kalmayacak olursa dem gerekir. Ama orada kaldığı halde ne zamanki ayrılıp gidecek olursa bundan dolayı ona dem gerekmez. Buna ise geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.
Müzdelife’ye sadece gecenin son yarısında uğramış olursa, bundan dolayı ona bir şey gerekmez. Zira ilk yarısını idrak etmiş olmadığından, bunun hükmüne de bağlı olmamış olur. Tıpkı Arafat’ı gündüz değil de gece idrak etmiş olan gibidir.
Müstehap olan sabaha kadar geceleme konusunda Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e uymaktır. Kişi sonra sabah aydınlanana değin vakfesini yapar. Öncesinde kadın ve çocukları göndermede ise bir sakınca yoktur. el-Muvaffak der ki: Bunda ihtilaf edeni bilmiyoruz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/muzdelifeye-gidis/,https://kutsalayet.de/muzdelifeden-ayrilis/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız