"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

İmamın galip zannına göre namazı bina etmesi

İmam kaç rekat kıldırdığına dair şüphe ederse, kendisini bir yoklar ve galip zannı üzere namazını bina eder. Bu, sadece imam hakkında özel bir durumdur.
İmam Ahmed’den nakledildiğine göre ise imam da olsa münferit de olsa, her halükarda zann-ı galibine göre namazı bina ederek kılar. Buna benzer bir açıklamayı Nehfü de söylemiştir. Rey ashabı ise tekrar etmesi durumunda böyle olacağını, bunun yanında şayet bu ilk kez meydana gelmiş ise namazı tekrar kılacağını ifade etmiştir.
Bu noktada asıl olan, Abdullah b. Mesud’un Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den aktardığı şu rivayettir:
“Sizden birisi namazından şüphe edecek olursa doğru olmaya daha yakın olan ihtimali seçsin (bu doğrudur diyerek ona göre) de namazını tamamlasın. Sonra da iki defa secde yapsın.” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir. Hadisin lafzı Buhârî’ye aittir.
Bu hadisin münferit bir kişiye değil de sadece imam hakkında söz konusu olduğuna dair yorum yapılmıştır. Çünkü imamın, hata ettiği zaman kendisini uyaracak ve ona hatırlatacak kimseleri (cemaati) vardır. Buna göre de o, kendisine en doğru olanına göre namazı kıldırıp tamamlayacaktır. Doğru kıldıracağı vakit arkasında ona uyanlar da kendisini doğrular ve böylelikle doğru kıldırdığını o da anlar. Hata edecek olursa cemaat tesbih getirerek onu uyarır ve imam da geri adım atar. İşte böylece her iki durumda da doğruya ulaşmış olur. Ama münferit kılan böyle değildir. Çünkü o, tek başına olup kendisini uyaracak kimsesi olmadığından, (hata ettiği vakit) kesinlik üzere kıldığını bilemez.
Üçüncü görüşe göre ise; kesin olarak bildiği o duruma göre namazını bina edip kılar. Bu noktada münferit ile aynıdır. Bu ise Rabi’a, İmam Malik, İmam Şafii, İshak ve Evzâî’nin görüşüdür.
Nitekim bu noktada gelen Ebu Saîd’in rivayetine göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Sizden biriniz namaz kılarken şüpheye düşecek olursa, bu şüphesini gidersin. Yakın bilgisi üzere amel etsin, namazının böylelikle tamam olduğu kanaatine sahih olursa oturduğu yerde iki secde yapsın. Şayet şüphelendiği namazda rekat sayısı beş olmuşsa o iki secde onu çift hale getirmiş olur; eğer kıldığı rekat sayısı dört ise o iki secde şeytana rağmen yapılmış olur.”
Bu hadisin de münferit hakkında söz konusu olduğu şeklinde cevap verilmiştir. Bunun yanında gelen hadislerin arasının bulunması ve birleştirilmesi noktasında ise İbn Mesud hadisi, imam hakkında geldiği şeklinde yorumlanmıştır. Zira imam nezdinde her iki durum eşitlenecek olursa, o zaman imam yine kesin karar bağladığına göre namazını bina ederek kıldırır.
Böylece Ebu Saîd ve benzeri hadisler, kişinin zannının bulunmadığı durumlarda; İbn Mesud hadisi ise zannı bulunan durumlarda yorumlanmış olmaktadır.
Rey ashabının ileri sürdüğü; “İlk defa bu eksikliğin isabet etmesi durumunda o namazı baştan kılar.” görüşü, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’den gelen sabit sünnete terstir.
Ebu Hureyre’den gelen rivayete göre, Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Sizden biriniz namaz kılmaya kalktığı vakit, şeytan kendisine gelip kaç rekat kıldığını bilemeyecek kadar zihnini karıştırır. Birinize böyle bir şey olduğu zaman, oturarak iki defa secde yapsın.” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir.
İmam, yerinde olmayan bir hata işleyecek olursa, kendisine uyan cemaatin onu uyarması gerekmektedir. Bu noktada nakledilen Sehl b. Sa’d es-Sâidî hadisinde Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
“Her kim, namazda iken farklı bir şey olduğunu görürse ‘subhanallah’ desin. Tesbih ettiğinde elbette kendisine (imam tarafından) iltifat ve karşılık olunur. Kuşkusuz el çırpmak ise kadınlara mahsustur.”
Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir. Buhârî’nin lafzı şöyledir: “Kime farklı bir şey düçar olursa, erkekler ‘subhanallah’ desin. Kadınlar da el çırpsın.”
Ebu Hureyre’den gelen rivayete göre, Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Subhanallah demek erkeklere, el çırpmak ise kadınlara mahsustur.”
Sözlerine güven duyulan iki kişi “subhanallah” deseler —zann-ı galibine göre doğru söylemiş olsalar da olmasalar da— imamın buna uyması ve ona göre dönüş yapması gerekmektedir. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) cemaate, imamı tesbih çekmek suretiyle uyarmalarını ve imamın da onların sözlerine uymasını emretmiştir.
Öyle ki Allah’ın Elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) de aynı şekilde sahabenin kendisini uyarmaları neticesinde dönüş yapmış ve:
“Ben de ancak bir beşerim, sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Bir şey unuttuğum zaman bana hatırlatınız.” buyurmuştur.
İmam Şafii şöyle demiştir: İmamın zann-ı galibine göre cemaatin hata yaptığı söz konusu olursa, bu durumda onların sözlerine uymaz.
İmam, şayet kesin doğru yaptığı ve kendisine uyanların ise hata etmiş olduklarını düşünmesi durumunda onlara uyması caiz değildir.
Ebu’l-Hattâb ise cemaatin sözlerine uyması gerektiğini belirtmiştir. Ama bu doğru değildir. Çünkü hata ettiklerini (kesin olarak) bilmektedir, onun için de hata konusunda onlara uymaz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/namazi-bitirmeden-once-selam-vermek/,https://kutsalayet.de/imam-hata-yaptigi-bir-yerde-donmek-zorunlu-oldugu-halde-donus-yapmaz-ise/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız