"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ezan Okuyacak Kimsede Bulunması Gereken Şartlar

Ezan, sadece Müslüman, aklı başında ve erkek olan kimselerce geçerlidir. Kâfir ve deliye gelirsek, bunların ezan okuması geçerli değildir. Çünkü ibadetle yükümlü kılınmış kimselerden sayılmamaktadırlar. Kadının ezan okuması da geçerli olmaz; çünkü o, ezan okumanın kendilerine meşru sayıldığı kimselerden değildir. Bu, Şafii mezhebinin görüşüdür. el-Muvaffak der ki: Bu noktada ihtilaf edeni ise bilmiyoruz.

Peki, ezan okuyabilmek için adil olmak, buluğ çağına girmiş olmak şart mıdır? Çocuk hakkında iki rivayet, fasık hakkında ise iki görüş gelmiştir:

Adalet ve buluğ, ezan için şarttır. Dolayısıyla çocuk ve fasığın ezan okuması geçerli olmaz. Çünkü ezan okumak, bildirim için meşru kılındığından, o ikisinin sözüyle bu bildirim hasıl olamaz; zira bu ikisi (çocuk ve fasık) haberi ve rivayeti kabul edilmeyen kimselerden sayılmaktadır.
Ezan okumaları geçerlidir. Bu, İmam Şafii’nin görüşüdür. Bu hususta, İbn Münzir’in, Abdullah b. Ebubekir b. Enes’ten yaptığı rivayeti yer almaktadır. O, şöyle demiştir: “Ben henüz ihtilam olmayan bir çocuk iken, amcazadelerim bana müezzinlik yapmamı emrederlerdi. Yanımızda bunu gören (sahabeden) Enes b. Malik ise buna ses çıkarmazdı. İşte ortada olup ve kimseye gizli kalmayan bu hadiseye karşı çıkan da olmadığından dolayı, bu bir icma halini almıştır. Bir de o (çocuk) bir erkek olduğundan, namazı da geçerli olmuş ve bu durumda ezan okumasıyla da buluğ çağına ulaşmış kimse gibi hüküm almış oldu. Durumu kapalı olan bir kimsenin ezanı hakkında ise ihtilaf yoktur; zira ihtilaf, sadece açıkça fısk işleyen kimse hakkında söz konusudur.
Müezzinlik yapacak kimsenin adil, güvenilir ve buluğ çağına ermiş olması müstehap sayılmıştır. Çünkü o, namaz ve oruç hususunda kendisine insanların itimad ettiği kimsedir. Bu özelliklere haiz olmayan ise insanları kandırıp kandırmayacağı noktasında güven vermez.

Müezzinin görüyor olması da müstehaptır. Çünkü kör olan bir müezzin, namaz vaktinin girdiğini bilmez ve hata yapma ihtimali de vardır. Bunun yanında kör olanın ezan okuması da geçerlidir. Çünkü İbn Ümmü Mektum, gözleri kör bir kimse idi. Kendisine “sabah oluyor, sabah oluyor” denilmedikçe de ezan okumazdı. Geçen bu hadisten yola çıkarak, ama’nın yanı başında kendisine namaz vaktini haber veren bir kimsenin bulunması ya da gören bir müezzinden sonra kendisinin ezan okuması ise müstehap sayılmıştır.

Müezzinin namaz vakitlerini bilmesi de müstehaptır. Namaz vakitlerini araştırıp ona göre vaktin başında ezanı okur. Çünkü bu vakitleri bilmeyecek olursa, hata ve yanlışlık yapması muhtemeldir. Cahil bir kimse ezan okuyacak olursa, bu ezanı geçerli olur. Zira bir körün bile ezanı geçerli olduğuna göre, cahil bir kimsenin ezan okuması daha evladır.

Müezzinin sesinin insanlara işittirecek kadar gür olması müstehaptır. Bu noktada gelen Abdullah b. Zeyd hadisinde, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Onu Bilal’e bırak. Çünkü onun sesi daha gürdür.” Sesinin güzel olması da müstehaptır; çünkü böylelikle dinleyenleri rikkate (kalbi takva ve huşuya) sokmuş olmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sabah-namazindan-once-ezan-okumak/,https://kutsalayet.de/ezandan-dolayi-ucret-almak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız