Sabah namazının dışındaki diğer namaz vakitlerinden önce ezan okumanın yeterli olmayacağı hususunda görüş ayrılığı yoktur. Çünkü ezan, vaktin girmiş olduğunu ilan etmekte, haber vermektedir. Dolayısıyla maksad kaybolmasın diye vakitten önce ezan okumak meşru değildir.
Ama sabah namazına gelince, bunda vakitten önce ezan okumak meşrudur. Bu, İmam Malik, Evzai, İmam Şafii ve İshak’ın görüşüdür. Çünkü hadiste şöyle buyrulmuştur:
“Bilal, ezanı gece okuyor. Siz, İbn Ümmü Mektûm’un ezanını işitinceye kadar yiyin ve için.” Buhârî ve Müslim ittifak etmiştir. Bu hadis, vaktin devam ettiğine delalet etmiş olmaktadır. Öyle ki Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) hem bunu ikrar etmiş hem de onu bundan men etmemiştir. Öyleyse bunun caiz olduğu ortadadır.
Sevri, Ebu Hanife ve Muhammed b. el-Hasen ise böyle bir uygulamayı men etmişlerdir. Çünkü bu noktada, Bilal’in fecrin doğmasından önce ezan okuduğu nakledildiği vakit, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona geri dönmesini ve:
“Şüphesiz ki kul uyur (uyuya kalabilir), kul uyuya kalabilir.” şeklinde nida etmesini emretmiştir. Ancak bu hadisin mahfuz olmadığı şeklinde cevap verilmiştir.
Bilal’den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine:
“Fecir (vakti) sana bu şekilde açık olarak belirene kadar ezan okuma.” buyurdu ve iki elini genişlemesine uzattı. Bu hadisin ise munkatı (senedi kopuk) olduğu için delil olamayacağı yönünde cevap verilmiştir.