Sarığın üzerine meshetmek caizdir. Bunu, Evzâî, Ebû Sevr ve İbnü’l-Münzir söylemiştir. Çünkü Muğîre b. Şu’be’den nakledildiğine göre şöyle demiştir: “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) mest ve sarık üzerine meshetmiştir.” Bilâl’den nakledildiğine göre; “Allah’ın Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) mest ve himar (sarık) üzerine meshetmiştir.” İmam Ahmed der ki: Bu hadis, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den olmak üzere beş yönden gelmiştir.
İmam Mâlik, İmam Şâfiî ve Rey ashabı ise sarığın üzerine meshedilmez, demişlerdir ve Yüce Allah’ın: “Başlarınızı meshedin…” ayetini ileri sürmüşlerdir. Çünkü sarığın çıkarılmasında herhangi bir zorluk olmadığı için, üzerine meshedilmesi caiz değildir.
Söz konusu bu ayet-i kerimenin zikri geçen açıklamaları nefyetmeyeceği şeklinde cevap verilmiştir. Bir de Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in, Allah’ın kelamını açıklayan ve tefsir eden olduğunu, buna rağmen sarığına meshettiğini belirtmişlerdir. Bu da göstermektedir ki ayetten kasıt; başa ya da üzerinde bulunan hâile (engel) meshetmek demektir. Bunu, ortaya koyan ifade ise meshin, genelde başa isabet etmediğini, meshin sadece saça –ki el ile onun arasındaki engel de bu sayılır– yapıldığıdır. Sarıkta da durum böyledir.