el-Harkî’nin sözünün zahirinden anlaşıldığı üzere, erkek ve kadının tenlerinin birbirlerine değmesiyle abdest bozulmaktadır. Çünkü kadın da tıpkı erkek gibi elleme noktasındaki ortaklardan birisini oluşturmaktadır. Öyleyse kadında şehvet söz konusu olursa, ellediği erkeğin de abdesti bozulacaktır. Zira elleyen ile ellenilen arasında bir fark yoktur, bu tıpkı iki tenasül uzvunun birleşmesi gibidir.
Bu konu hakkında gelen başka bir rivayet ise; ne kadının ne de ellediği erkeğin abdestinin bozulduğu yönündedir. İmam Şafii’nin bu hususta tıpkı iki rivayetinin olduğu gibi iki de görüşü bulunmaktadır. Çünkü nas (delil), kadınların ellenmesi hakkında gelmiş olduğundan, elleme işini yapan erkekleri kapsamaktadır ve abdestin bozulma hükmü de onlarla alakalıdır. Kendisi ellenmiş olan kadın hakkında ise bir delil yoktur, nassın bu anlamı verecek yönü de yoktur. Çünkü erkeğin şehvetle ellemesi sonucu kendisinden sadır olacak olan mezinin çıkması sebebiyle abdesti bozulmuş olacağından, bu hüküm erkeğe ait olmuş olacaktır. Bu durum ise kadın hakkında söz konusu değildir. Elleyen kimsenin şehvet duyması, ellenme hususunda o kadından daha şiddetlidir; buna göre kıyas geçerli olmaz. Öyleyse nassın ve kıyasın mümkün olmadığı bir yerde delil de sabit olmaz.