Ayetteki abdest tertibine uymak İmam Ahmed’e göre vaciptir. İbn Kudame: Bu konuda ondan sadır olan bir ihtilaf bilmiyorum, demiştir. Bu, İmam Şafii, Ebu Sevr ve Ebu Ubeyd’in de mezhebini oluşturmaktadır. Çünkü ayet-i kerimede bu tertibe delalet eden bir karine yer almaktadır. O da ayette iki yıkama arasına meshetmenin sokulmuş olmasıdır.
Nitekim Araplar, birbirine benzer iki şeyin arasını sadece ortada bir fayda varsa ayırırlar. Ayetteki fayda ise söz konusu olan tertiptir. Buradaki tertibin müstehap anlamında olduğu söylenemez. Zira bu ayet-i kerime ancak vacibi beyan etmek için gelmiştir, sünneti beyan sadedinde bir şeyi bildirmemiştir.
Şüphesiz lafız tertibi gerektirmiş olmakla, onunla emretmiş demektir. Emir ise vücup gerektirir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in abdest şeklini aktaran herkes, Onun tertibe uyarak abdest aldığını belirtmiştir ve Yüce Allah’ın kitabındaki bu hükmü bizzat O (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bu şekilde tefsir ettiğini ortaya koymuşlardır.
Ebu’l Hattab’ın aktardığı başka bir rivayete göre ise abdestte tertibe uymak vacip değildir. Bu, İmam Malik, Sevri ve Rey ashabının da mezhebini oluşturmaktadır. Çünkü Yüce Allah azaların yıkanmasını emretmiş ve kimi azaları da diğerlerine çoğul vavı ile atfetmiştir. Bunda ise tertip gerekli değildir, hangisiyle başlanırsa başlansın emir yerine getirilmiş olur.
Bu görüşe ise karşı çıkılır yahut da buna geçen açıklamalarla cevap verilir.