"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Başın meshedilmesi

Başı meshetmenin vacipliği konusunda ihtilaf yoktur. Sadece vacip olan meshedilme miktarı hakkında ihtilaf edilmiştir. Herkesin başının tamamını meshetmesinin vacip olduğuna dair İmam Ahmed’den bir görüş nakledilmiştir. İmam Malik’in mezhebi de bu yöndedir. Çünkü Yüce Allah:
“Başlarınızı meshedin…” (Maide Suresi: 6) buyurmuştur.

Ayetteki “be” harfi mutlak anlamı ifade eder. Sanki; Başınızın tamamını meshedin, demiş gibidir ve bu şekilde başın hepsini kasdetmiş gibidir. Bir de Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) abdest aldığında başının tamamını meshederdi. Bu da ayette emredilen meshetme miktarının ne kadar olacağını beyan etmiş olmaktadır.

İmam Ahmed’den, başın bir bölümünün meshedilmesinin yeterli olacağına dair de görüş nakledilmiştir. Ancak kendisinden (r.h.) gelen kuvvetli görüşe göre o, erkeklerin başının tamamının ve kadınların da başın ön kısmının meshedilmesinin vacip olduğuna hükmetmiştir. Şöyle demiştir:
“Kadının başını meshetmesi hususunda daha toleranslı olduğu kanaatindeyim. Çünkü Hz. Aişe, sadece başının ön tarafını meshederdi.”

Yine başın bir kısmının meshedileceği görüşünü söyleyenlerden birisi de İmam Şafii ve Rey ehlidir. Onlar, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in başının dörtte birlik bölümünü ve sarığını meshettiğine dair hadisi delil göstermişlerdir. Bu hadisi ise Müslim rivayet etmiştir.

Kimisi ayette geçen “be” harfinin teb’îz (bazılaştırmak, kısımlaştırmak) anlamında geldiğini ifade etmiştir. Sanki; Başlarınızın bir kısmını meshediniz, anlamına geldiğini belirtmiştir. Ama bu görüş doğru değildir, bu kimse Arap dilini bilen alimlerin bu dili bilmediklerini de iddia etmiş demektir. Bu noktada İbn Burhan şöyle der:
“Her kim, ayette geçen ‘be’ harfinin teb’iz için geldiğini söylerse, dil bilginlerinin bilmedikleri bir konuyu ortaya atmış sayılır.”

Sarığın üzerine meshetmeye gelince, bu ise sarığın üzerine meshetmenin caiz olduğuna işaret etmektedir; ancak bu konuyu başka yerde ele alacağız.

Başın bir kısmını meshetmenin caiz olduğu görüşüne gelirsek, ne kadarının meshedileceği noktasında ise farklı görüşler ileri sürülmüştür. Az önce geçen hadis bağlamında bu ölçünün, nasiye (ön baş kısım ya da dörtte birlik) miktar olacağı söylenmiştir.

İmam Ahmed’den nakledildiğine göre kendisi, başının büyük bir çoğunluğunun meshedilmesi halinde bunun yeterli olacağını belirtmiştir. Çünkü “çoğunluğu” ifadesi, tam olan bir şeyden azının istisna edildiği ifadeyi ortaya koymaktadır.

Ebu Hanife ise dörtte birlik bölümün meshedilmesinin yeterli olacağını belirtmiştir. İmam Şafii de “meshetme” ismini karşılayacak miktarın yeterli olacağını, buna göre üç adet kılın meshedilmesinin dahi en asgari meshetmeyi karşılayacağını söylemiştir.

Başın meshedilmesinde müstehap olan, iki elini suyla ıslatıp ardından başın baş tarafından çekmek suretiyle (arka) kafaya doğru meshetmek, sonra tekrar başladığı ön tarafa geri getirmektir. Buhari ve Müslim’in ittifak ettiği hadiste de bu şekilde sabit olmuştur.

Eğer saçları çoksa ve iki eliyle geri çekeceği vakit saçlarının bozulmasından korkarsa o zaman, meshetmeyi tekrar başladığı ön tarafa kadar geri getirmeyebilir. Vacip olan kaplama miktarını yerine getirdiği sürece nasıl meshederse etsin, bu ona yeterli gelir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ellerin-dirseklere-kadar-yikanmasi/,https://kutsalayet.de/basi-tekrar-meshetmek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız