"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Abdest Almadan Önce Ellerin Yıkanması

Uykudan kalktıktan sonra olsun ya da olmasın, her halükarda abdest almadan önce iki elin yıkanması genel olarak sünnet sayılmıştır. Çünkü su kabının içerisine eller direkt olarak batırıldığında, abdest suyu da dolayısıyla onlar vesilesiyle (pislenmiş olarak) diğer azalara sirayet etmiş olacaktır. Yani bu iki elin temiz olması durumu, tüm abdest suyunun durumunu etkilemiş oluyor. Nitekim Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) de ellerini temiz olarak kabın içine sokardı. Hz. Osman’ın aktardığı hadis de bunu göstermektedir. Uykudan kalktıktan sonra değil de başka bir durum için böyle yapmak ise gerekli değildir; bunda ihtilaf yoktur.

Geceleyin uykudan kalktıktan sonra ise ellerin su kabına sokulmadan önce yıkanması, İmam Ahmed’den gelen bir rivayete göre vaciptir. Çünkü Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz uykusundan uyandığında elini yıkamadıkça ona (içinde abdest suyu bulunan kaba) sokmasın; çünkü o, elinin nerede gecelediğini bilmez.” Buharî ve Müslim ittifak etmiştir. Müslim’de ise; “elini üç defa yıkamadıkça kaba daldırmasın.” ifadesi vardır. Emretmesi vacip olduğunu, men etmesi ise haram olduğunu gösterir.

İmam Ahmed’den bunun vacip değil, müstehap olduğuna dair de bir rivayet gelmiştir. Nitekim İmam Malik, İmam Şafii ve Rey ehli de bu görüşü kabul etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah: “Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi (…) yıkayınız…” (Maide Suresi: 6) buyurmuştur ve uykudan uyanmak bu ayetin genel kapsamına dahildir. Ayette, Yüce Allah abdest almayı emrederken, öncesinde el içlerinin yıkanmasına dair bir emir buyurmamıştır. Zira bir şeye emretmek, onda bulunan kısım ve parçaların da husule gelmesini gerektirmektedir. Bu durumda, söz konusu hadis-i şerifte geçen, uykudan önce ellerin yıkanılmasının müstehap olduğuna hamledilir; çünkü gerekçesi bunu ortaya koymaktadır. Bu da: “Çünkü o elinin nerede gecelediğini bilmez.” ifadesidir. Temiz olduğunu kesin bildiği halde (pis olup olmadığına dair), onda meydana gelen şüphe ve vesveseler temizliğe olumsuz anlamda herhangi bir etkisi olmaz.

Gündüz vaktinde uykusundan kalkan bir kimsenin ise ellerini yıkamasının vacip olmadığı noktasında, mezhepte bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çünkü hadiste gece uykusu kasdedilmiştir. Zira “nerede gecelediği” anlamına gelen, “eyne bâte” kavli kullanılmıştır ki, bu da sadece gece uykusuna özel bir ifade şeklidir.

Yıkanılması emredilen elin sınırı ise dirseğe kadar olan bölümdür. Çünkü dinde, sadece “yed/el” denilince bu anlaşılır. Nitekim hırsızlık, teyemmüm ve diyet konularında geçen “el” ifadesi de bu şekilde gelmiştir.

Her iki cihetten de elin bir kısmını su kabına batırmak, hepsini batırmak gibidir. Üç defa olmadan yıkadıktan sonra eli kaba sokmak, elleri yıkamadan o kaba sokmak gibidir. Çünkü bu durumda, üç defa yıkamadığı sürece söz konusu olan yasak devam etmiş olmaktadır.

İbn Kudame şöyle demiştir: Ellerin yıkanmasını vacip sayanlar, açıkçası bu amelin sadece ibadetle alakalı olduğunu, necasetle ilgili olmadığını belirtmişlerdir. Bu nedenle konu, elin pis ya da necis olmasıyla ve de suyla alakalı değildir. Vacipliğin, hadiste ifade edilen her şeyi kapsamış olacağını ifade etmişlerdir. Hatta kişinin eli, bir şeyi (iple çekmek suretiyle suyu) çekip almış da olsa, yine de bu konunun ibadetsel boyutunun olduğunu öne sürerler.

Elin yıkanması emrine bağlı uykuya gelirsek; sahih olan görüşe göre bu, abdest suyunu bozmaktadır. Çünkü uyku hakkında gelen hadisin umumi açıklaması, bunu ifade etmektedir. Peki, iki el yıkanacağı vakit, niyet de etmek gerekli midir? Bunun hakkında ise iki görüş vardır:

Evet gereklidir. Çünkü temizlik ibadettir, abdest alırken de özellikle niyet edilmelidir.
Hayır gerekli değildir. Çünkü necasetin giderilmesiyle sebeplendirildiği için eller yıkanırken niyet gerekli değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/oruclunun-misvak-kullanmasi/,https://kutsalayet.de/abdest-alirken-besmele-cekmek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız