Kasten (bilerek) teruma yiyen kişi sadece ana parayı (keren) öder, beşte bir fazlasını (homaş) ödemez. Bu ödeme hulin (düzeltilmiş normal ürün) olarak yapılır ve kohen isterse bağışlayabilir.
Bir kohenin kızı, bir İsrailli ile evlenir ve daha sonra teruma yerse, ana parayı öder, beşte biri ödemez, ayrıca cezası yakılarak ölümdür. Eğer kocası yasak olan biriyle evliyse, yani evlilik kohenliğe engel olan biriyleyse (örneğin mamzerle), bu durumda ana para ve beşte biri öder, ama ölüm cezası boğularak olur. Rabbi Meir böyle der. Bilginler ise der ki: Her iki durumda da sadece ana parayı öderler, beşte bir ödemezler ve cezaları yakılarak ölümdür.
Kişi küçük çocuklarına ya da kölelerine (ister küçük ister büyük olsun) teruma yedirirse, yediren kişi ana parayı öder. Yiyenler beşte biri öder. Dış ülkelerden gelen (huts la’aretz) teruma yiyen, ya da bir zeytin büyüklüğünden az yiyen, sadece ana parayı öder, beşte biri ödemez. Bu ödeme hulin olur, ve kohen isterse bağışlayabilir.
Genel kural: Kim ana para ve beşte birini öderse, yaptığı ödeme teruma olur ve kohen bağışlayamaz. Ama kim sadece ana para öderse, yaptığı ödeme hulin sayılır ve kohen bağışlayabilir.
İki kutu vardır: biri teruma, biri hulin. Eğer bir seah (ölçü) teruma bunlardan birine düştü ama hangisine düştüğü bilinmiyorsa, denir ki: terumanın içine düştü. Eğer hangisinin teruma olduğu da bilinmiyorsa ve birinden yendi ise, kişi muaf tutulur, diğeri ise teruma gibi değerlendirilir, ona göre hamurdan hallah ayrılır. Rabbi Meir böyle der. Rabbi Yose ise muaf tutar. Eğer diğer kişi ikincisini de yerse, yine muaf tutulur. Ama bir kişi her ikisini yerse, en az olan miktar kadar ödeme yapar.
Bir tanesi huline düşerse, bu karışımı geçersiz kılmaz, ve diğeri yine teruma gibi değerlendirilir, ona göre hallah gerekir. Rabbi Meir böyle der, Rabbi Yose ise muaf tutar. Eğer ikinci de başka bir yere düşerse, bu da karışımı bozmaz. Ama her ikisi birden aynı yere düşerse, karışımı bozarlar ve en küçük olan miktar üzerinden değerlendirilir.
Bir kişi bunlardan birini ekerse, muaf tutulur; diğeri yine teruma gibi sayılır ve hallah gerekir. Rabbi Meir böyle der, Rabbi Yose ise muaf tutar. Eğer ikinciyi başka biri ekerse, yine muaf tutulur. Ama bir kişi her ikisini ekerse, eğer bu yok olan türde bir tohumsa, o zaman mubahtır (yani caizdir). Ama yok olmayan (kalan) bir tohum ise, yasaktır.