"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müddessir 30

Onun üzerinde on dokuz vardır.

Diyanet Vakfı
Üzerinde ondokuz (muhafız melek) vardır.

Kurtubi Tefsiri
Onun üzerinde ondokuz (melek) vardır.

“Onun üzerinde ondokuz (melek) vardır.” Yani Sekar’ın üzerinde cehennemlikleri içine atmakla görevli ondokuz melek vardır. Bir başka görüşe göre genel olarak cehennemin üzerinde ve cehennemin bekçileri olan ondokuz melek vardır ki, bunlar Mâlik ve diğer onsekiz melektir. Ondokuzun nakibler olması da mümkün olduğu gibi, muayyen olarak ondokuz melek olma ihtimali de vardır. Müfessirlerin çoğu bu görüştedir.

es-Sa’lebî dedi ki: Bunun kabul edilemeyecek bir tarafı yoktur. Bir tek melek bütün yaratılmışların canlarını aldığına göre yaratılmışların, bir bölümünün azâbı ile görevlilerin ondokuz melek olması daha da anlaşılır bir durumdur.

İbn Cüreyc dedi ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) cehennem bekçilerini nitelendirerek şöyle buyurmuştur: “Gözleri sanki şimşek gibidir. Ağızları sanki kamçı gibidir. Saçlarını sürüyerek giderler. Onlardan birisinin sahib olduğu güç, cinlerle insanların gücü gibidir. Onlardan birisi boynunun üzerinde bir dağ bulunduğu halde koca bir ümmeti öne katıp sürükler, onları cehenneme atar, dağı da üzerlerine bırakır.” Hafız İbn Hacer, Takrlcu’l-Keşyâf, s. 18O’de; kaynağını bulamadığını belirtmektedir. (Mâverdî, Nuket, VI, 145, yayına hazırlayanın 187 nolu notu).

Derim ki: İbnu’l-Mübarek şu rivâyeti zikretmektedir: Bize Hammâd b. Seleme, el-Ezrak b. Kays’dan anlattı. O Temimoğullarından bir adamdan şöyle dediğini nakletti; Ebû’l-Avvâm’ın yanında bulunuyordum:

“Sekar’ın ne olduğunu sana ne bildirdi? O hem bırakmaz, hem de terketmez. O insan derisini kavurandır. Onun üzerinde ondokuz (melek) vardır” âyetini okudu ve: Ondokuz nedir? dedi. Ondokuzbin melek mi yoksa ondokuz melek mi? (Temimoğullarından olan adam) dedi ki: Ben: Hayır ondokuz melektirler, dedim. O: Bunu nereden biliyorsun? diye sordu. Ben çünkü yüce Allah; “Onların sayısını da inkâr edenler için ancak bir fitne kıldık” diye buyurmaktadır. Bu sefer (Ebû’l-Avvam): Doğru söyledin, dedi.

Onlar ondokuz melektir. Şu kadar var ki; onların herbirisinin elinde bulunan demir çubuğun iki çatalı vardır. Onların birisi ile bir darbe indirince, cehennemin içerisine yetmiş bin (yıllık) bir süre aşağıya doğru yuvarlanır.

Amr b. Dinar’dan dedi ki: Onların her birisi cehenneme bir defada Rabia ve Mudarlılardan daha fazla kişiyi iter.

Tirmizî, Cabir b. Abdullah’tan şöyle dediğini rivâyet eder: Yahudilerden birtakım kimseler Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın ashabından bazı kimselere şöyle sordu: Sizin Peygamberiniz cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu? Onlar: Peygamberimize sormadan bir şey diyemeyiz, dediler. Bir adam Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’a gelerek şöyle dedi: Ey Muhammed! Bugün senin ashabın yenilgiye uğradı. Peygamber: “Yenilgiye uğradılar da ne demek?” diye sordu. Adam: Yahudiler onlara sizin Peygamberiniz cehennem bekçilerinin sayısını biliyor mu? diye sordu. Peygamber: “Ne diye cevab verdiler?” dedi. Kişi: Peygamberimize sormadan bir şey diyemeyiz dediler, dedi. Peygamber şöyle buyurdu; “Bilmedikleri bir şey hakkında kendilerine soru sorulduğu için biz Peygamberimize sormadan bir şey diyemeyiz diyen kimseler hakkında mı yenilgiye uğradı, diyorsun? Halbuki onlar (yahudiler) peygamberlerine soru sordular ve bize Allah’ı açıkça göster, dediler. O, Allah’ın düşmanlarını yanıma çağırın. Ben de onlara cennetin toprağına dair soru soracağım ki o da dermektir,” Yahudiler gelince; Ey Ebû’l-Kasım, cehennem bekçilerinin sayısı kaçtır? dediler. Peygamber: “Böyle ve böyle” dedi. Yani bir seferinde on sayısını, bir seferinde de dokuz sayısını gösterdi. Onlar: Evet dediler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) onlara: “Peki cennetin toprağı nedir?” diye sordu. Bir süre sustuktan sonra şöyle dediler: Ekmek pişirmek için kullanılan un dediler. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): “Zaten ekmek de dermektendir (undan yapılır)” dedi. Ebû Îsa (et-Tirmizi) dedi ki: Bu garıb bir hadistir. Biz bunu ancak bu yolla Mücahid’in en-Nehaî’den, onun Cabir’den rivâyeti yoluyla biliyoruz. Tirmizi, V, 429; Müsned, III, 361 (muhtasar)

İbn Vehb de şöyle demiştir: Bize Abdurrahman b. Zeyd anlattı, dedi ki: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) cehennem bekçileri hakkında şöyle buyurdu: “Onlardan birisinin iki omuzu arasındaki mesafe doğu ile batı arası kadardır.”

İbn Abbâs dedi ki: Onlardan birisinin iki omuzu arasındaki mesafe bir yıllık mesafedir. Onlardan herhangi birisi bir balyoz vurduğu takdirde, o darbesi ile yetmişbin kişiyi cehennemin dibine itecek kadar güçlüdür.

Perim ki: -İnşaallah- doğru olan, bu ondokuz’un başkan ve nakîbler olduklarıdır. Hepsinin sayılarını anlatmak için ise sözler yeterli gelmez. Nitekim yüce Allah:

“Rabbinin ordularını ondan başka kimse bilmez” diye buyurmaktadır. Sahih’te de Abdullah b. Mesud’dan sabit olduğuna göre o şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “O gün cehennem yetmişbin dizgini olduğu halde getirilir. Her bir dizgin ile birlikte yetmişbin melek vardır ve onu çekerler.” Müslim, IV, 2184; Tirmizî, İV, 701

İbn Abbâs, Katade ve ed-Dahhâk şöyle demişlerdir: Yüce Allah’ın:

“Onun üzerinde ondokuz vardır” âyeti inince, Ebû Cehil Kureyşlilere; Ananız sizi kaybedesice! Ben İbn Ebi Kebşe’nin sizlere cehennemin bekçilerinin ondokuz kişi olduğunu haber verdiğini duyuyorum. Sizler ise sayıca çok ve kahraman kimselersiniz. Sizin her on kişiniz onlardan birisinin hakkından gelemez mi? dedi.

es-Süddî dedi ki: Ebû’l-Esved b. Kelede el-Cumahî şöyle dedi: O ondokuz melek sizi dehşete düşürmesin. Ben, sağ omuzumla on tanesini itivereceğim, sol omuzumla da dokuzunu iteceğim, sonra sizler cennete gideceksiniz. O, bunu alay olsun diye söylüyordu. Bir başka rivâyette de söyle denilmektedir: el-Hâris b. Kelede dedi ki: Ben sizin adınıza onyedisinin hakkından geleceğim, sizler de ikisinin hakkından geliniz.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/muddessir-29/,https://kutsalayet.de/muddessir-31/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız