Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyor? Dünya hayatındaki geçimlerini aralarında biz paylaştırdık. Bir kısmını diğerinin derecelerle üzerine yükselttik ki, bazısı bazısını hizmete alsın. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.
Diyanet Vakfı
Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır.
Kurtubi Tefsiri
Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında geçimliklerini aralarında Biz paylaştırdık. Onların bir kısmı, diğer bir kısmına iş gördürsün diye kimini kimine derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti ise onların toplayageldiklerinden hayırlıdır.
Rivâyet edildiğine göre el-Velid b. el-Muğire -ki Kureyş’in reyhanı diye adlandırılırdı- şöyle derdi: Eğer Muhammed’in söylediği hak ise bunun ya bana ya da Ebû Mesud’a inmesi gerekirdi. Bunun üzerine yüce Allah şöyle buyurdu:
“Rabbinin rahmetini” yani nübüvveti
“onlar mı paylaştırıyorlar” da onu istedikleri kimseye bırakmaya kalkışıyorlar?
“Dünya hayatında geçimliklerini aralarında Biz paylaştırdık.” Yani birtakım kimseleri fakir kılan, başkalarını zengin kılan Bizleriz. Dünyadaki işler bile onlara bırakılmamışken peygamberlik işi nasıl olur da onlara bırakılabilir?
Katade dedi ki: Sen bir adamı güçsüz, çaresi az, doğru dürüst konuşamaz olmakla birlikte, ona genişçe bir rızık verildiğini görürsün; bununla birlikte, oldukça güçlü ve yol yordam bilen, dili çok açık olan bir kimsenin de rızkının oldukça daraltılmış olduğunu görebiliyorsun.
İbn Abbâs, Mücahid ve ondan gelmiş bir rivâyete göre İbn Muhaysın
“geçimliklerini” âyetini: “Onların herbirisinin geçimini…” diye okumuşlardır.
Şöyle de açıklanmıştır: Yani her iki kasabanın ileri gelenine de, verdiklerimizi verenler Bizleriz. Bununla birlikte buna sebeb onların Benim için değerli olmaları değildir. Ben üzerlerindeki nimeti geri almaya kadirim. Peki, onların nasıl bir üstünlüğü veya bir değerleri olabilir ki?
“Onların bir kısmını diğer bir kısmına iş gördürsün diye kimini kimine derecelerle yükselttik.” Yani aralarında üstünlük farkı kıldık. Kimisi daha üstün, kimisi daha az mertebede, kimisi başkan, kimisi yönetilecek durumdadır. Bu açıklamayı Mukâtil yapmıştır. Bu üstünlüğün hürriyet ve kölelikle olduğu da söylenmiştir. Kimileri malik (efendi)dir, kimileri memluk (köle sahibi)dir. Zenginlik ve fakirlik ile birbirine yükselttik, diye de açıklanmıştır. Kimileri zengindir, kimileri fakirdir.
İyiliği emretmek ve münkerden sakındırmak ile… diye de açıklanmıştır.
“Onların bir kısmı diğer bir kısmına iş gördürsün diye” es-Süddî ve İbn Zeyd dedi ki: Yani Biz onların bir kısmını hizmetçi ve emir altında kıldık. Zenginler fakirleri ellerinin altında çalıştırırlar. Böylece onların kimisi kimisinin mÂişetini elde etmesine sebeb olur.
Katade ve ed-Dahhak da şöyle demişlerdir: Bu, onların kimisi kimisine malik olsun diye, demektir.
” İş gördürsün” âyetinin alay etmek anlamında olan: geldiği de söylenmiştir. Yani zengin fakirle alay etsin diye… el-Ahfeş dedi ki: “Onunla alay ettim, ona güldüm, onunla alay ettim” bütün bu şekillerde söylenir. İsmi şeklinde “sin” harfi ötreli olarak kullanılır. şeklinde ötre ile ve şeklinde “sin” harfi kesreli olarak da kullanılabilir. Bütün okuyucular: “İş gördürsün” diye okumuşlardır. Ancak İbn Muhaysın ve Mücahid ise bu lâfzı: diye okumuşlardır.
“Rabbinin rahmeti ise onların toplayageldiklerinden” toplayageldikleri dünyalıklardan
“hayırlıdır” daha üstündür.
Buradaki
“rahmet” nübüvvet diye açıklandığı gibi, cennet diye de açıklanmıştır.
Denildiğine göre, farzın tamam ve eksiksiz kılınması çokça nafile yapmaktan daha hayırlıdır. Yine denildiğine göre yüce Allah’ın onlara lütfedip, ihsan ettiği şeyler, amellerinin karşılıklarını vermekten onlar için daha hayırlıdır.