"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Şura 33

Dilerse rüzgârı durdurur da, onlar onun üstünde durgun kalırlar. Şüphesiz ki bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için ayetler vardır.

Diyanet Vakfı
Dilerse O, rüzgarı durdurur da onun (denizin) üstünde kalakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Kurtubi Tefsiri
Dilerse rüzgarı durdurur da o gemiler de üstünde akmaksızın kalırlardı. Şüphesiz ki bunlarda çok sabreden ve çok şükreden herkes için âyetler vardır.

“Dilerse rüzgarı durdurur” âyetindeki

“rüzgar” anlamındaki lâfzı Medineliler çoğul olarak ” Rüzgarlar” diye okumuşlardır.

“O gemiler de üstünde akmaksızın kalırlardı.” Gemiler denizin üstünde akmadan hareketsiz dururlardı.

“Su durgunlaştı. hareketsizleşti” demektir. Rüzgar ve gemi hakkında da (durduklarını anlatmak üzere) bu fiil kullanılır. Tam öğle vaktindeki güneşin hali de böyle anlatılır. Kısacası belli bir yerde sabit olan herşey’dir. “Terazi dengede durdu” demektir, ” İnsanlar sakinleşti” anlamındadır. “İnsan ve başka varlıkların durduğu yerler” demektir.

Katade

“kalırlardı” anlamındaki âyeti: şeklinde birinci “lam” harfini esreli olarak okumuştur ki, bu da bir söyleyiştir. Tıpkı: “Şaşırdım, şaşırıyorum” fiili gibidir. Ancak meşhur olan söyleyiş “lam” harfinin üstün telaffuz edilmesidir.

“Şüphesiz ki bunlarda” belalara karşı

“çok sabreden ve” nimetlere de

“çok şükreden herkes için âyetler” delaletler ve alametler

“vardır.”

Kutrub dedi ki: Kendisine verildiği vakit şükreden, belalara maruz kaldığı vakit sabreden, o çok sabreden ve çok şükreden kul ne güzel bir kuldur!

Avn b. Abdullah da şöyle demiştir: Kendisine nimet verilmiş nice kişi vardır ki, şükredici değildir, kendisine bela verilmiş nice kişi vardır ki, o da sabredici değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sura-32/,https://kutsalayet.de/sura-34/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız