Ki Allah, doğru söyleyenlerden doğruluklarını sorsun. Kâfirler için acı bir azap hazırlamıştır.
Diyanet Vakfı
Allah bu sözü doğruları doğruluklarıyla sorumlu kılmak için aldı. Kafirler için de çok acıklı bir azap hazırladı.
Kurtubi Tefsiri
Tâ ki o doğru sözlü kimselere doğruluklarına dair soru sorsun. Kâfirler için ise pek acıklı bir azâb hazırlamıştır.
“Tâ ki o doğru sözlü kimselere doğruluklarına dair soru sorsun” âyeti ile ilgili dört ayrı açıklama yapılmıştır:
1- Peygamberlere asaletlerini kavimlerine tebliğ ettiklerine dair soru sorsun. Bunu en-Nekkaş nakletmiştir. Bu ise bir uyarmadır. Yani peygamberlere soru sorulacağına göre; ya onların dışındakilerin hali nice olur?
2- Peygamberlere kavimlerinin kendilerine ne şekilde cevab verdiklerine dair soru sorsun. Bunu da Ali b. Îsa nakletmiştîr.
3- Peygamberlere kendilerinden alınmış ahide bağlı kalıp kalmadıklarına dair soru sorsun. Bunu da İbn Şecere nakletmiştir.
4- Doğru söz söyleyen kimselere, ihlâslı kalblere dair soru sorsun. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de:
“Yemin olsun ki, kendilerine peygamber gönderilenlere de soracağız, gönderilen peygamberlere de soracağız.” (el-A’raf, 7/6) Bu âyet, daha önceden geçmişti. Denildiğine göre; onlara soru sormanın faydası kâfirleri azarlamaktır. Yüce Allah’ın:
“İnsanlara… sen mi söyledin?” (el-Mâide, 5/116) âyetinde olduğu gibi.
“Kâfirler için pek acıklı bir azâb” olan cehennem azabını
“hazırlamıştır.”