Allah’ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Ancak onları, gözlerin donup kalacağı bir güne erteliyor.
Diyanet Vakfı
(Resulüm!) Sakın, Allahı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.
Kurtubi Tefsiri
Sakın Allah’ı o zâlimlerin işlediklerinden habersiz sanma! Onları ancak gözlerin dehşetle yerinden fırlayacağı bir güne erteliyor.
“Sakın Allah’ı o zâlimlerin işlediklerinden habersiz sanma” Bu âyet, -müşriklerin yaptıkları işlerin ve Hazret-i İbrahim’in dinine muhalefet etmelerinin hayret edilecek bir şey olduğunu belirttikten sonra- Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)e bir tesellidir, Yani İbrahim’in sabrettiği gibi sen de sabret ve müşriklere şunu bildir ki; Azaplarının ertelenmesi, yaptıkları işlere razı olunduğundan dolayı değildir, aksine isyankârlara bir süre mühlet vermek Allah’ın bir sünnetidir.
Meymûn b. Mitırân der ki: Bu âyet zalime bir tehdit, mazluma da bir tesellidir.
“Onları ancak gözlerin dehşetle yerinden fırlayacağı bir güne erteliyor.” Yani Mekke müşriklerine mühlet vermekte ve azaplarını ertelemektedir. Genel olarak kıraat; ” Onları… erteliyor” şeklinde “ya” harfi iledir. Ebû Ubeyd ve Ebû Hatim de bunu tercih etmiştir. Çünkü bundan önce: “Sakın Allah’ı … sanma” diye buyurulmaktadır. el-Hasen ve es-Sülemî aynı zamanda Ebû Amr’dan rivâyete göre- ta’zim “nun”u ile (onları erteliyoruz, anlamında) okudukları da rivâyet edilmiştir.
“Gözlerin dehşetle yerinden fırlayacağı bir güne” yani o günde göreceklerinin dehşetinden dolayı gözlerin kapa nama ya cağı bir güne… Bu açık-İamayı el-Ferrâ’ yapmıştır. “Adam gözlerini dehşetle açtı” denildiği gibi; “Gözün kendisi dehşetle açıldı” da denilir. Bu da gördüğünün dehşetinden dolayı dışarı doğru yukarı bakarcasına fırladı, demektir
İbn Abbâs der ki: O gün insanların gözleri aşın hayret ve şaşkınlıktan dolayı havaya (boşluğa) doğru bakacaklar ve keskin bir bakış ile bakamayacaklardır.