Nuh Rabbine seslendi. Dedi: “Rabbim! Şüphesiz oğlum ailemdendir. Ve senin vaadin gerçektir. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın.”
Diyanet Vakfı
Nuh Rabbine dua edip dedi ki: «Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin vadin ise elbette haktır. Sen hakimler hakimisin.»
Kurtubi Tefsiri
Nûh, Rabbine nida edip dedi ki: “Rabbim, benim oğlum da şüphesiz benini aile halkımdandır. Senin va’din ise elbette haktır ve sen hâkimler hâkimisin.”
Bu âyetlere dair açıklamalarımızı beş başlık halinde sunacağız:
1- Allah’ın Va’di Hak’tır ve O Hâkimler Hâkimidir:
“Nûh, Rabbine nida edip” dua edip
“dedi ki: Rabbim, benim oğlum da şüphesiz benim aile halkımdandır.” Yani kendilerini boğulmaktan koruyacağını va’detmiş olduğun aile halkımdandır. Buna göre ifadede hazfedilmiş sözler vardır.
“Senin va’din ise elbette haktır.” Doğrudur, gerçektir.
İlim adamlarımız derler ki: Hazret-i Nûh’un, Rabbine oğluna dair soru sorması, yüce Allah’ın:
“Aile efradını.,.” âyeti dolayısı iledir; buna karşılık “aleyhinde söz geçmiş olanlar hariç” âyetini göz önüne getirmemiş,ti. Hazret-i Nûh’un kanaatine göre, oğlu kendi aile efradından olduğundan ötürü o da: “Rabbim, benim oğlum da şüphesiz benim aile halkımdandır” demişti. Bunun böyle olduğuna delil, Hazret-i Nûh’un oğluna söylediği: “Kâfirlerle beraber olma!” Yani sen kendilerinden olmadığın kimseler arasında bulunma, şeklindeki sözleridir. Çünkü Hazret-i Nûlı, oğlunun mü’min olduğunu zannediyordu, yoksa Hazret-i Nûh bu kanaatte olmasaydı, Rabbine: “Benim oğlum da şüphesiz benim aile halkımdandır” demezdi. Zira Hazret-i Nûh’un önce kâfirlerin helâk edilmelerini isteyip de daha sonra onlardan birilerinin kurtarılmasını istemesi imkansız bir şeydir. Oğlu kâfir olduğunu gizliyor ve mü’min olduğunu izhar ediyordu. Şanı yüce Allah da Hazret-i Nûh’a tek başına kendisinin bilmiş olduğu gaybî bir hususu haber verdi. Yani, Ben senin oğlunun bilmediğin bir halini biliyorum. el-Hasen de der ki: Oğlu münafık’tı. İşte bundan dolayı Hazret-i Nûh ona (kendileriyle birlikte gemiye binmesi için.) seslenmeyi helal görmüştü. Yine el-Hasen’den nakledildiğine göre bu, onun üvey oğlu idi. Buna delil de Hazret-i Ali’nin: “Ve Nûh, hanımının oğluna seslendi” şeklindeki kıraattir.
“Ve sen hâkimler hâkimisin.” anlamındaki âyet mübtedâ ve haber’dir. Yani sen kimilerinin kurtuluşuna, kimilerinin de suda boğulmalarına hükmettin.