Bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa Allah’ındır. O’ndan başkasına tapanlar, sadece zanna uyarlar, sadece tahminde bulunurlar.
Diyanet Vakfı
İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnız Allahındır. (O halde) Allahtan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar! Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.
Kurtubi Tefsiri
İyi bilin ki, göklerde kim var, yerde kim varsa şüphesiz Allah’ındır. Allah’tan başkasına tapanlar dahi Allah’a koştukları ortaklara uymuyorlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve ancak yalan söylerler.
“İyi bilin ki, göklerde kim var, yerde kim varsa, şüphesiz Allah’ındır.”
Yani, onlar hakkında dilediği şekilde hüküm verir ve onlar hakkında dilediğini yapar. O, her türlü eksiklikten münezzehtir.
“Allah’tan başkasına tapanlar dahi, Allah’a koştukları ortaklara uymuyorlar” âyetinde ki; nefy içindir. Yani onlar, gerçekte Allah’a ortak olan kimselere uymuyorlar. Bilakis onların şefaal edeceklerini, yahut faydalı olacaklarını sanıyorlar.
Bu edatın istifham için olduğu da söylenmiştir. Yani, -onların yaptıkları işin çirkinliğini ortaya koymak üzere- Allah’tan başka ortak koşanlar neye tabi oluyorlar? anlamındadır.
Daha sonra bu soruya şöylece cevap vermektedir:
“Onlar, ancak zanna uyarlar ve ancak yalan söylerler.” Yani, ancak kendiliklerinden bir şeyler uyduruyor ve yalan söylüyorlar. Buna dair açıklamalar daha önceden geçmiş bulunmaktadır. (Bk. el-En’âm, 6/116).