Bilin ki, Allah’ın dostlarına korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Diyanet Vakfı
Bilesiniz ki, Allahın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.
Kurtubi Tefsiri
Haberiniz olsun ki, Allah’ın velilerine hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değillerdir.
“Haberiniz olsun ki Allah’ın velilerine” âhirette
“hiçbir korku yoktur, onlar” dünya ellerinden çıktığı İçin
“kederlenecek de değillerdir.” Buradaki
“onlara hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değillerdir” âyetinin şu anlama geldiği de söylenmiştir: Yüce Allah’ın dost edindiği, kendisini korumayı ve himayeyi üzerine aldığı ve razı olduğu kimse, kıyâmet gününde korkmaz ve üzülmez. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Şüphesiz kendileri için daha önceden tarafımızdan iyilik takdir edilmiş olanlar, işte onlar oradan” yani cehennemden
“uzaklaştırılmışlardır… En büyük korku onları kederlendirmez.” (el-Enbiyâ, 21/101-103)
Saîd b. Cübeyr’in rivâyetine göre de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’a: Allah’ın velileri kimlerdir? diye sorulmuş, o da: “Görüldüklerinde Allah’ın hatırlandığı kimselerdir” diye cevap vermiştir. Bu rivâyet mitseldir. Bu ve bu anlamda mürsel ve merfu diğer rivâyetler için bk.: Süyûtî, ed-Durru’l-Mensûr, IV, 370-371. Esma binli Yezîd’den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Resûlüllah buyurdu ki; “Size en hayırlılarınızı haber vereyim mi?” Buyur, ey Allah’ın Rasûlü, dediler “(Onlar) görüldüklerinde Allah’ın hatırlanmasına sebeb olan kimselerdir.” İbn Mâce, Zühd 4; Müsned, VI, 459).
Bu âyet-i kerîme hakkında Ömer b. el-Hattâb da şöyle demektedir: Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’ı şöyle buyururken dinledim: “Allah’ın kulları arasında Öyle kimseler vardır ki, onlar ne peygamberdir, ne de şehiddirler. Fakat peygamberler de, şehidler de kıyâmet gününde yüce Allah’ın nezdindeki üstün mevkiileri dolayısıyla onlara gıpta ederler.” Ey Allah’ın Rasûlü! Bize onların kim olduklarını ve amellerinin ne olduğunu bildir, denildi. Belki böylelikle onları severiz. Hazret-i Peygamber şöyle buyurdu: “Bunlar, aralarındaki akrabalık bağları ve alış veriş ettikleri mallar olmamakla birlikte Allah için bir birbirlerini seven kimselerdir. Allah’a yemin ederim, onların yüzleri bir nûr (gibi)dur. Ve şüphesiz onlar nurdan minberler üzerinde olacaklardır. İnsanlar korktuklarında onlar korkmayacak, insanlar kederlendiklerinde onlar kederlenmeyeceklerdir.” Daha sonra Hazret-i Peygamber:
“Haberiniz olsun ki, Allah’ın velilerine hiç bir korku yoktur, onlar kederlenecek de değillerdir” âyetini okudu. Beyhakî, Şuabul-hnan, VI 486.
Ali b. Ebî Tâlib (radıyallahü anh) da dedi ki: Allah’ın velileri, uykusuzluktan yüzleri sararmış, ibret almaktan gözleri kamaşmış, açlıktan karınları nerdeyse sırtlarına yapışmış, susuzluktan da dudakları kırışmış kimselerdir.
“Onlar İçin hiç bir korku yoktur” âyetinden kasıt, geriye bıraktıkları zürriyetleri hususunda (korkmayacaklarıdır). Çünkü, yüce Allah onlara riâyet eder. “Onlar kederlenecek de değillerdir.” Yüce Allah, gerek dünyalarında, gerekse âhiretlerinde onlara dünyalıklarının karşılığını vereceğinden dolayı kederlenmezler. Çünkü onların gerçek dostları ve yardımcıları O’dur.