"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Maide 63

Onları din bilginleri ve âlimleri, günah söz söylemekten ve haram yemekten alıkoysaydı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Levla yenhahumur rabbaniyyune (onlari engellemeli degil miydi alimler) vel ahbaru (ve din bilginleri) an kavlihimul ism (gunah sozlerinden) ve eklihimus suht (ve haram yemelerinden) le bi’se ma kanu yasneun (ne kotudur yaptiklari)

Mukatil Tefsiri
Bu ayette Allah Teâlâ yalnızca günah işleyenleri değil, onları engellemeyen din adamlarını da kınamaktadır. “Din bilginleri ve âlimleri” ifadesiyle Yahudilerin ileri gelen din adamları kastedilmektedir. Tefsirde “rabbânîler” ibadete düşkün âlimler olarak açıklanmış, “ahbâr” ise Harun soyundan gelen, kurban hizmetleriyle görevli, Tevrat’ı okuyan ve fıkıh bilen din bilginleri olarak tanıtılmıştır. Bunlar Yahudi toplumunun önderleri durumundaydılar.

Allah Teâlâ: “Onları günah söz söylemekten alıkoysalar ya!” buyurarak onların şirk ve diğer günah sözlerine engel olmamalarını kınamaktadır. “Haram mal yemekten” ifadesi ise özellikle hüküm karşılığında alınan rüşveti ifade etmektedir. Din adamları bu kötülüklere engel olmamış, aksine onların toplum içinde yayılmasına göz yummuşlardı.

Bu sebeple Allah Teâlâ hem rüşvet alanları hem de onları engellemeyen din adamlarını ayıplamıştır. “Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!” buyruğu, onların bu ihmallerinin ve suskunluklarının ne kadar büyük bir günah olduğunu göstermektedir. Böylece Allah Teâlâ yalnızca kötülüğü işleyenleri değil, kötülüğü görüp de engellemeyenleri de sorumlu tutmuştur. Nitekim benzer bir anlam başka ayetlerde de zikredilmiştir. İsrailoğulları’nın günah işleyenleri engellememeleri sebebiyle kınandıkları ifade edilmiştir (Mâide 78-79).

Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Günaha koşan, haddi aşan ve hüküm verirken rüşvet yiyen İsrailoğullarından bu Yahudileri, neden onların rabbânîleri ve ahbârı bu davranışlarından alıkoymuyor? Burada “rabbânîler”, iman sahibi önderleri, halkı yöneten ve onları eğitip terbiye eden âlimleri demektir. “Ahbâr” ise onların din bilginleri, önderleri ve kendilerine uyulan ilim sahipleridir.

Allah’ın: “Onları günah söz söylemekten alıkoysaydı ya!” buyruğunun anlamı şudur: Onları yalan, iftira ve bâtıl söz söylemekten neden engellemiyorlar? Çünkü onlar Allah’ın hükmüyle hükmetmiyor, insanlar arasında Allah’ın indirdiğinin dışında kararlar veriyorlardı. Bununla da kalmayıp kendi elleriyle birtakım metinler yazıyor, ardından bunlar hakkında: “Bu Allah’ın hükmüdür, bu O’nun kitabındandır.” diyorlardı. Bu sebeple Allah onlar hakkında şöyle buyurmuştur: “Ellerinin yazdıklarından dolayı onlara yazıklar olsun! Kazandıklarından dolayı da onlara yazıklar olsun!” (Bakara 79).

“Ayrıca haram yemelerinden” buyruğunda geçen “süht”, daha önce de açıklandığı üzere rüşvet anlamındadır. Bunlar Allah’ın kitabına aykırı hükümler vermeleri karşılığında insanlardan rüşvet alıyorlardı. Böylece hem Allah’ın hükmünü terk ediyor hem de bunun karşılığında haram mal yiyorlardı.

“Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!” buyruğu ise, Allah’ın rabbânîler ve ahbâr hakkında yaptığı çok ağır bir kınamadır. Yani Allah şöyle buyurmaktadır: Günaha koşan, haddi aşan ve rüşvet yiyen kimseleri bu davranışlarından alıkoymamaları sebebiyle bu din bilginlerinin yaptıkları iş gerçekten ne kötüdür! Onlar kötülüğü bizzat işleyenler kadar, onu engellemedikleri için de kınanmışlardır.

Müfessirler bu ayetin, Kur’an’da âlimlere yönelik en ağır uyarılardan biri olduğunu söylemişlerdir. Bu konuda Dahhâk b. Müzâhim şöyle demiştir:

“Kur’an’da beni bu ayetten daha fazla korkutan bir ayet yoktur. Çünkü biz kötülüğü yasaklamıyoruz.”

Bu söz, Muhammed b. Beşşâr → Abdullah b. Dâvûd → Seleme b. Nubeyt → Dahhâk b. Müzâhim senediyle rivayet edilmiştir.

İbn Abbas da şöyle demiştir:

“Kur’an’da bundan daha ağır bir kınama içeren bir ayet yoktur.”

Ardından şu ayeti okumuştur:

“Onları rabbânîler ve ahbâr günah söz söylemekten ve haram yemekten alıkoysaydı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!”

Bu rivayet Ebû Küreyb → Ebû Atiyye → Kays → Alâ b. Müseyyeb → Hâlid b. Dînâr → İbn Abbas senediyle nakledilmiştir.

Müfessirler ayetin anlamı konusunda aynı görüşü benimsemişlerdir. Dahhâk, ayetin tefsirinde yine şöyle demiştir:

“Onları rabbânîler ve ahbâr günah söz söylemekten ve haram yemekten alıkoysaydı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!”

İbn Abbas’tan da şu açıklama rivayet edilmiştir:

“Onları rabbânîler ve ahbâr günah söz söylemekten ve haram yemekten alıkoysaydı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür.”

İbn Abbas bu ayetin son kısmının doğrudan rabbânîler ve ahbâr hakkında olduğunu söylemiş ve şu açıklamayı yapmıştır:

“Burada kınananlar rabbânîlerdir; çünkü onların yapmakta oldukları şey gerçekten çok kötüdür.”

Buna göre Taberî’nin açıklamasında ayetin asıl vurgusu, yalnızca günah işleyen Yahudiler değil, onları engelleme gücüne sahip oldukları halde susan din bilginleridir. Çünkü günah işleyenler zaten kötülük yapmaktadır; ancak ilim sahibi olup da kötülüğü engellemeyenler hem günahın yayılmasına göz yummakta hem de görevlerini terk etmektedirler. Bu nedenle Allah, günah işleyenleri kınadığı gibi, onları uyarmayan ve engellemeyen rabbânîler ile ahbârı da ağır bir şekilde kınamış ve onların bu tutumunu son derece kötü bir davranış olarak nitelendirmiştir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/maide-62/,https://kutsalayet.de/maide-64/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız