"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ali İmran 111

Size eziyetten başka bir zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar; sonra da yardım görmezler.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Len yedurrukum (size zarar veremezler) illa ezen (ancak eziyet verebilirler) ve in yukatilukum (eğer sizinle savaşırlar) yuvellukum l-edbar (arkalarını döner kaçarlar) summe la yunsarun (sonra yardım da görmezler)

Mukatil Tefsiri
Yahudilerin ileri gelenleri olan Ka‘b b. Mâlik, Şu‘be, Bahrî, Nu‘mân, Ebû Yâsir, Ebû Nâfi‘, Kinâne b. Ebî’l-Hukayk ve İbn Sûriyâ, Müslüman olan Yahudilere eziyet etmeye başladılar. Bunlar Abdullah b. Selâm ve arkadaşlarıydı. Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu:

“Onlar size eziyetten başka bir zarar veremezler.”

Yani Yahudiler size ancak sözle eziyet verebilirler.

“Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar; sonra da yardım görmezler.”

Taberi Tefsiri
Yüce Allah bu ayette şöyle buyurmaktadır: Ey Allah’a ve Resûlü’ne iman edenler! Ehl-i Kitap’tan olan bu fasıklar, küfürleri ve peygamberiniz Muhammed’i yalanlamaları sebebiyle size eziyetten başka bir zarar veremezler. Buradaki eziyet ile kastedilen; şirk sözlerini işitmeniz, küfürlerini duymanız, İsa, annesi Meryem ve Uzeyr hakkında söyledikleri sözler, sizi sapıklığa çağırmalarıdır. Fakat bunlarla size gerçek anlamda zarar veremezler. Bu, önceki ifadeden anlam bakımından farklı olan “munkatı’ istisna” türündendir. Arapların: “O hiçbir hastalık çekmedi, sadece hayır gördü.” sözünde olduğu gibi bu kullanım onların dilinde işitilmiştir.

Bu konuda tefsir ehli de benzer açıklamalar yapmıştır. Katâde, “Size eziyetten başka zarar veremezler.” ifadesini, “Onlardan duyacağınız sözlü eziyetten başka bir şey değildir.” şeklinde açıklamıştır. Rebî’ b. Enes de aynı şekilde bunun işitilen bir eziyet olduğunu söylemiştir. İbn Cüreyc ise bunun, onların Uzeyr ve İsa hakkındaki şirk inançları ve haça bağlılıkları olduğunu belirtmiştir. Hasan el-Basrî de bu ayet hakkında: “Onlardan Allah’a karşı söylenen yalanları işitir, sizi sapıklığa çağırdıklarını duyarsınız.” demiştir.

“Eğer sizinle savaşırlarsa arkalarını dönüp kaçarlar; sonra da yardım görmezler.” (Âl-i İmrân 111) buyruğunun tefsiri şöyledir:

Yüce Allah bununla şunu kastetmektedir: Eğer Yahudi ve Hristiyanlardan oluşan Ehl-i Kitap sizinle savaşırsa yenilir ve size arkalarını dönerek kaçarlar. “Size arkalarını dönerler” ifadesi, onların bozguna uğrayıp kaçmalarının bir kinayesidir. Çünkü yenilen kimse, kendisini takip eden düşmandan kurtulmak için sırtını ona çevirir ve sığınacak bir yer arar. Bu durumda kaçanın sırtı, onu takip edenin yüzüne dönük olur.

“Sonra da yardım görmezler” buyruğu ise şu anlama gelir: Ey müminler! Allah, onların küfürleri ve Resûlü’nü inkâr etmeleri; sizin ise peygamberiniz Muhammed’in getirdiklerine iman etmeniz sebebiyle onları size karşı muzaffer kılmaz. Çünkü Allah, size yardım ederek düşmanlarınızın kalplerine korku salmıştır. Bu ifade, Allah’ın Peygamberi Muhammed’e ve müminlere, Ehl-i Kitap kâfirlerine karşı zafer vaat ettiğini bildiren bir vaattir.

“Sonra da yardım görmezler” ifadesinin merfu gelmesi hakkında dil âlimleri açıklama yapmışlardır. “Size arkalarını dönerler” ifadesi şartın cevabı olarak cezimli gelirken, “sonra da yardım görmezler” ifadesi yeni bir cümle olarak başlamıştır. Ayrıca kendisinden önceki ayetlerin sonları “nûn” harfiyle bittiği için bu ifade de onlara uygun şekilde getirilmiştir. Bunun benzeri olarak Allah’ın: “Onlara izin verilmez ki özür dilesinler.” (Mürselât 36) buyruğunda da fiil merfu gelmiştir. Buna karşılık ayet sonu olmadığı için: “Onlar hakkında hüküm verilmez ki ölsünler.” (Fâtır 36) ayetinde farklı bir kullanım bulunmaktadır.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ali-imran-110/,https://kutsalayet.de/ali-imran-112/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız