"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Bakara 181

Kim onu işittikten sonra değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe-men (kim) beddelehu (onu değiştirirse) ba‘de (sonra) ma (şeyi ki) semi‘ahu (işittikten sonra) fe-innema (o zaman sadece) ismuhu (günahı) alellezine (o kimselerin üzerinedir ki) yubeddilunehu (onu değiştirirler) innallaha (şüphesiz Allah) semiun (işitendir) alim (bilendir)

Mukatil Tefsiri
Allah bu ayette, ölen kişinin yaptığı vasiyeti işittikten sonra onu değiştiren kimsenin günahkâr olacağını bildirdi. Burada kastedilen kişiler vasiyi veya velidir. Eğer onlar ölünün vasiyetini yerine getirmeyip değiştirirlerse, bunun günahı yalnızca kendilerine ait olur ve ölü bundan sorumlu tutulmaz.

Allah, ölünün yaptığı vasiyeti işiten ve bilen olduğunu haber vererek, yapılan değişikliklerin O’ndan gizli kalmayacağını bildirmiştir.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın bununla kastettiği şudur: Kim vasiyet edenin anne-babası veya kendisine mirasçı olmayan yakınları için maruf üzere yaptığı vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse, bu değiştirmenin günahı ancak vasiyeti değiştirenin üzerinedir.

Eğer biri bize şöyle derse: “Peki ‘Kim onu değiştirirse’ sözündeki zamir neye dönmektedir?” Denir ki: Sözde açıkça belirtilmeyen, fakat zahirin kendisine delalet ettiği mahzuf bir ifadeye dönmektedir. Bu da ölünün işi ve vasiyet ettiği şeyi, kendisine vasiyet edilen kimseye bırakmasıdır. Yani ona, vasiyet ettiği kimseler hakkında yerine getirmesi gereken şeyi emanet etmesidir.

Sözün anlamı şöyledir: “Size, sizden birine ölüm geldiğinde eğer bir hayır bırakmışsa anne-baba ve yakınlar için maruf üzere vasiyet etmek farz kılındı; bu, takva sahipleri üzerine bir haktır.” (Bakara 180) O halde siz de onlar için vasiyet edin. Kim sizin onlar hakkında yaptığınız vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse, yaptığı bu işin günahı size değil, onu değiştirenin üzerine olur.

“Kim onu değiştirirse” sözündeki zamirin, sözde hazfedilmiş fakat zahirin delalet ettiği bir manaya döndüğünü söylememizin sebebi şudur: “Size farz kılındı…” (Bakara 180) ifadesi Allah’ın buyruğudur. Değiştiren kişinin değiştirdiği şey ise vasiyet edenin vasiyetidir. Yoksa Allah’ın vasiyet emrini ne o ne de başkası değiştirebilir. Bu sebeple “Kim onu değiştirirse” sözündeki zamirin vasiyete dönmesi caizdir.

“Onu işittikten sonra” sözündeki zamir ise ilk zamire, yani “Kim onu değiştirirse” sözündeki zamire dönmektedir.

“Günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir” sözündeki zamir ise değiştirme fiiline dönmektedir. Sanki şöyle denmiştir: “Bu değiştirme işinin günahı, onu değiştirenlerin üzerinedir.”

Bu konuda bizim söylediğimiz görüşü tevil ehli de söylemiştir.

Muhammed b. Amr bana rivayet etti; dedi ki: Ebu Âsım bize rivayet etti; dedi ki: İsa bize rivayet etti; İbn Ebi Necih’ten, o da Mücahid’den: “Kim onu işittikten sonra değiştirirse” ayeti hakkında şöyle dedi: “Bu, vasiyettir.”

Müsennâ bana rivayet etti; dedi ki: Ebu Huzeyfe bize rivayet etti; dedi ki: Şibl bize rivayet etti; İbn Ebi Necih’ten, o da Mücahid’den aynı şekilde rivayet etti.

Müsennâ bana rivayet etti; dedi ki: Ebu Salih bize rivayet etti; dedi ki: Muaviye b. Salih bana rivayet etti; Ali b. Ebi Talha’dan, o da İbn Abbas’tan Allah’ın şu sözü hakkında rivayet etti: “Kim onu işittikten sonra değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir.” İbn Abbas şöyle dedi: “Vasiyet edenin ecri Allah’a aittir ve kendisi günahtan kurtulmuştur. Ancak zarar vermek amacıyla vasiyet etmişse bu vasiyet geçerli olmaz. Nitekim Allah şöyle buyurmuştur: ‘Zarar verme kastı olmaksızın.’”

Hüseyin b. Yahya bize rivayet etti; dedi ki: Abdürrezzak bize haber verdi; dedi ki: Ma‘mer bize haber verdi; Katâde’den Allah’ın şu sözü hakkında: “Kim onu işittikten sonra değiştirirse…” Katâde şöyle dedi: “Kim vasiyeti işittikten sonra değiştirirse, değiştirdiği şeyin günahı onun üzerinedir.”

Musa b. Harun bana rivayet etti; dedi ki: Amr b. Hammad bize rivayet etti; dedi ki: Esbat bize rivayet etti; Süddî’den Allah’ın şu sözü hakkında: “Kim onu işittikten sonra değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir.” Süddî şöyle dedi: “Kim maruf üzere yapılmış bir vasiyeti değiştirirse, bunun günahı onu değiştirene aittir. Çünkü o zulmetmiştir.”

Müsennâ bana rivayet etti; dedi ki: Haccac b. Minhâl bize rivayet etti; dedi ki: Hammâd bize rivayet etti; Katâde’den, o da Atâ b. Ebi Rebâh’tan Allah’ın şu sözü hakkında: “Kim onu işittikten sonra değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir.” Atâ şöyle dedi: “Vasiyet, söylendiği şekilde yerine getirilir.”

Süfyan b. Veki‘ bize rivayet etti; dedi ki: Babam bize rivayet etti; Yezid b. İbrahim’den, o da Hasan’dan: “Kim onu işittikten sonra değiştirirse…” Hasan şöyle dedi: “Bu, işittikten sonra bir vasiyeti değiştiren kimse hakkındadır.”

Müsennâ bana rivayet etti; dedi ki: Haccac bize rivayet etti; dedi ki: Yezid b. İbrahim bize rivayet etti; Hasan’dan bu ayet hakkında: “Kim onu işittikten sonra değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir.” Hasan şöyle dedi: “Bu, işittikten sonra vasiyeti değiştiren kimse hakkındadır. Günah, onu değiştirene aittir.”

İbn Beşşâr ve İbn Müsennâ bize rivayet ettiler; dediler ki: Muâz b. Hişâm bize rivayet etti; dedi ki: Babam bana rivayet etti; Katâde’den, o da Atâ, Salim b. Abdullah ve Süleyman b. Yesâr’dan şöyle rivayet etti: “Vasiyet, vasiyet edilen kimse için aynen yerine getirilir.” İbn Müsennâ’nın hadisi burada sona erdi. İbn Beşşâr ise rivayetinde şu ilaveyi yaptı: Katâde şöyle dedi: Abdullah b. Ma‘mer şöyle derdi: “Yakın akrabalara vasiyet edilmesi bana daha hoş gelir. Fakat kendisine vasiyet edilmiş olan kimseden bu hakkın çekilip alınmasını da hoş görmem.” Katâde şöyle dedi: “Kendisine vasiyet edilen kişi için bırakılması bana daha hoş gelir. Çünkü Allah şöyle buyurmuştur: ‘Kim onu işittikten sonra değiştirirse, günahı ancak onu değiştirenlerin üzerinedir.’”

Yüce Allah’ın “Şüphesiz Allah işitendir, bilendir” sözüyle kastettiği şudur: Allah, anne-babanız ve yakınlarınız için yapmanızı emrettiği vasiyetinizi işitmektedir. Siz vasiyet ederken, Allah’ın izin verdiği şekilde adaletle mi davranıyorsunuz, yoksa haktan sapıp zulüm ve haksızlığa mı yöneliyorsunuz? O, göğüslerinizin gizlediği şeyi; hakka ve adalete yönelmeyi mi, yoksa zulüm ve haksızlığı mı istediğinizi bilendir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/bakara-180/,https://kutsalayet.de/bakara-182/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız