De ki: “Ey Allah! Göklerin ve yerin yaratıcısı, görünmeyeni ve görüneni bilen! Kullarının arasında ayrılığa düştükleri konuda sen hükmedeceksin.”
Diyanet Vakfı
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de aşikarı da bilen Allah! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.
Kurtubi Tefsiri
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi ve açığı bilen Allah’ım. Ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kullarının arasında Sen hüküm vereceksin.
“Deki: Ey gökleri ve yeri yaratan” âyetindeki:
” Yaratan'” lâfzının nasb ile gelmesi muzaf bir nida oluşundan dolayıdır.
“Gizliyi ve açığı bilen” anlamındaki lâfızlar da böyledir. Sîbeveyh’e göre bunun sıfatı olması da câiz değildir.
“Allah’ım, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kullarının arasında Sen hüküm vereceksin.” Müslim’in Sahih’inde yer alan rivâyete göre Ebû Seleme b. Abdurrahman b. Avf şöyle demiştir: Âişe (radıyallahü anha)’ya Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleyin namaza kalktı mı namazının başında ilk olarak ne okurdu? diye sordum, şöyle dedi: Geceleyin namaza kalktı mı namazına şu sözleri söyleyerek başlardı: “Cebrâîl’in, Mikail’in ve İsrafil’in Rabbi olan Allah’ım, ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi ve açığı bilen, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kullarının arasında Sen hüküm vereceksin. Hakkında ihtilafa düşülmüş hususa iznin ile beni doğruya ilet. Şüphesiz ki Sen dilediğin kimseyi dosdoğru yola iletirsin.” Müslim, I, 534. er-Rabî b. Haysem, el-Huseyn b. Ali (radıyallahü anhüm)’in şehid edildiği haberini alınca, yüce Allah’ın:
“Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi ve açığı bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kullarının arasında Sen hüküm vereceksin” âyetini okudu.
Said b. Cübeyr de şöyle demiştir: Ben öyle bir âyet biliyorum ki her kim o âyeti okur da Allah’tan bir şey isterse, mutlaka o istediğini ona verir. (Bu) yüce Allah’ın:
“De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi ve açığı bilen Allah’ını. Ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kullarının arasında Sen hüküm vereceksin” âyetidir.