Evlerine kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar da.
Diyanet Vakfı
Evlerinin kapılarını ve üzerine yaslanacakları koltukları da (hep gümüşten yapardık).
Kurtubi Tefsiri
Evlerinin kapılarını ve yaslandıkları tahtlarını da…
“Evlerinin kapılarını” âyeti “evlerinin kapılarını da (böyle) kılardık” demektir. Buradaki
“evlerinin” lâfzının daha önce geçen
“Rahmâna kâfir olanların” âyetinden bedeli istimal olduğu da söylenmiştir. Buna göre âyet: Rahmâna kâfir olanlara (yani) onların evlerine… demek olur.
“Kapılarını” gümüşten kılardık demektir.
“Ve yaslandıkları tahtlarını da” aynı şekilde (yapardık).
“Tahtlar da” kelimesi’in çoğuludur. Bunun çoğulu olduğu da söylenmiştir. Bu da: “Taht’ın çoğuludur. Bu durumda bu lâfız çokluk çoğulu (cemu’l-cem) olur.
“Yaslandıkları” âyetinde geçen: ile: “Yaslanmak” bir şeyin üstüne kendisini vermek, ağırlığını ona taşıtmak demektir. Yüce Allah’ın:
“Ona dayanırım” (Taha, 20/18) âyetinde de aynı kökten gelen fiil kullanılmıştır.
“Çokça yaslanan adam” demektir. aynı zamanda “üzerinde yaslanılan şey” anlamına gelir. “Bir şeye yaslandı” demek olup, bu işi yapana Yaslanan, yaslanma yeri”ne de (……) denilir. ” Onu bir şeye yaslanmış bir kimse haline getirinceye kadar ona (mızrağını) sapladı” demektir. “Asaya yaslandım” demektir. Bütün bunlarda “te” harfinin aslı “vav”dır. “Tartıldı, söz verdi” fiillerinde yapılan uygulama ne ise buna da aynı şey yapılmıştır.