Daha önce, Muhammed b. Ubeydullah el-Kürdî ile habîs olanın yoldaşı Ali b. Abân’ın barış üzerinde anlaştıklarını zikretmiştik. Ayrıca rivayet edilmiştir ki, meydana gelen olaylardan dolayı Ali, Muhammed’e karşı kalbinde kin besliyordu ve ona zarar verecek bir fırsat arıyordu. Muhammed b. Ubeydullah bunu biliyor ve ondan kaçınmanın yollarını arıyordu.
Bu yüzden habîs olanın oğlu —Ankalay adıyla bilinen oğul— ile yazışarak babasından, Muhammed b. Ubeydullah’ın bölgesinin doğrudan kendisine verilmesini, böylece Ali’nin onun üzerindeki tasarrufunun kaldırılmasını rica etmesini istedi. Bu istek kabul edildi; fakat bu durum Ali’nin öfkesini daha da artırdı. Bunun üzerine Ali, habîs olana yazıp Muhammed’in ihanet planladığından emin olduğunu bildirdi. Ona saldırmak için izin istedi ve bir bahane oluşturmak üzere, Muhammed’in bölgesinin vergi gelirlerini (haraç) kendisine teslim etmesinin emredilmesini talep etti.
Bu da kabul edildi ve Ali, Muhammed b. Ubeydullah’a parayı kendisine göndermesini yazdı. Muhammed ise ödemeyi erteleyerek bu emri geciktirdi. Bunun üzerine Ali onunla savaşmak için hazırlık yaptı. Üzerine yürüdü ve Muhammed b. Ubeydullah’ın bulunduğu Ramhürmüz’e saldırdı. Muhammed’in onu durduracak gücü olmadığından kaçtı. Böylece Ali Ramhürmüz’e girerek şehri yağmaladı; Muhammed b. Ubeydullah ise Arbâk ve Bilâm’daki en uzak sığınaklara çekildi.
Ali’nin bu hareketi karşısında büyük korkuya kapılan Muhammed, ona barış teklif eden bir mektup yazdı. Ali bu talebi habîs olana iletti; o da Ali’ye bu teklifi kabul etmesini ve Muhammed’in parayı derhal teslim etmesini sağlamasını emretti. Bunun üzerine Muhammed b. Ubeydullah, Ali’ye iki yüz bin dirhem verdi. Ali de bu parayı habîs olana gönderdi ve Muhammed b. `Ubeydullah’tan ve onun idaresindeki bölgelerden uzak durdu.
Bu yıl, Dârîbîn Kürtleri ile habîs olanın Zenc kuvvetleri arasında bir savaş meydana geldi. Bu çarpışmada Kürtler bozguna uğradı.