1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11 – 12 – 13 – 14 – 15 – 16 – 17 – 18 – 19 – 20 – 21 – 22 – 23 – 24 – 25 – 26 – 27 – 28 – 29 – 30 – 31 – 32 – 33 – 34 – 35 – 36 – 37 – 38 – 39 – 40 – 41 – 42 – 43 – 44 – 45 – 46 – 47 – 48 – 49 – 50 – 51 – 52 – 53 – 54 – 55 – 56 – 57 – 58 – 59 – 60
Zâriyât Suresi, Kur’an’ın 51. suresi olup Mekke döneminde indirilmiştir ve 60 ayetten oluşur. Adını, ilk ayette geçen ve “savurup dağıtanlar” anlamına gelen “zâriyât” kelimesinden alır. Bu ifadenin genellikle rüzgârlara işaret ettiği kabul edilir. Surede tevhid, ahiret, Allah’ın kudreti, peygamberlerin kıssaları ve insanların yaratılış amacı üzerinde durulur.
Surenin başlangıcında rüzgârlara, bulutlara ve ilahi düzen içinde görev yapan varlıklara yemin edilerek insanların vaat edildiği şeylerin gerçek olduğu bildirilir. Hesap gününün mutlaka gerçekleşeceği ve insanların yaptıklarının karşılığını görecekleri vurgulanır.
Zâriyât Suresi’nde takva sahiplerinin özellikleri anlatılır. Onların cennetlerde ve pınar başlarında bulunacakları, geceleri az uyudukları, seher vakitlerinde bağışlanma diledikleri ve mallarında yoksullar ile ihtiyaç sahipleri için bir hak ayırdıkları belirtilir. Böylece gerçek müminlerin ibadet, cömertlik ve kulluk anlayışları övülür.
Surede Allah’ın ayetlerinin hem yeryüzünde hem de insanların kendi nefislerinde bulunduğu ifade edilir. İnsanlar, yaratılışları ve çevrelerindeki düzen üzerinde düşünmeye çağrılır. Gökte rızıklarının ve kendilerine vaat edilenlerin bulunduğu belirtilerek Allah’ın kudretine ve takdirine güvenmeleri öğütlenir.
Zâriyât Suresi’nde İbrahim peygamberin misafirleriyle ilgili kıssaya yer verilir. Melekler İbrahim’e gelerek ona bir oğul müjdelerler. Ardından Lut kavmini helak etmek için gönderildiklerini bildirirler. Bu olay vesilesiyle Allah’ın rahmeti ve adaleti birlikte gösterilir.
Surede Lut kavminin sapkınlıkları sebebiyle cezalandırıldığı, buna karşılık iman edenlerin kurtarıldığı anlatılır. Daha sonra Musa ile Firavun kıssasına kısaca değinilir. Firavun’un kibirlendiği ve Allah’ın ayetlerini reddettiği için helak edildiği belirtilir.
Zâriyât Suresi’nde Âd ve Semûd kavimleri de anılır. Âd kavminin yıkıcı bir rüzgârla, Semûd kavminin ise inkârları sebebiyle ilahi azapla yok edildikleri ifade edilir. Nuh kavminin de daha önce peygamberlerini yalanladıkları için cezalandırıldığı hatırlatılır. Bu kıssalar, inkâr eden toplumların sonundan ibret alınması için zikredilir.
Surede Allah’ın göğü kudretiyle kurduğu ve onu genişletmekte olduğu belirtilir. Yeryüzünün insanlar için yayıldığı ve her şeyin çiftler hâlinde yaratıldığı ifade edilir. Bu ayetler, Allah’ın yaratma kudretinin büyüklüğünü göstermektedir.
Zâriyât Suresi’nin en meşhur ayetlerinden birinde Allah, insanları ve cinleri yalnızca kendisine kulluk etmeleri için yarattığını bildirir. Allah’ın kullarından rızık istemediği, aksine bütün rızkı verenin kendisi olduğu vurgulanır. Bu ayet, insanın yaratılış amacını açıklayan temel ayetlerden biri kabul edilir.
Sure, inkârcılara geçmiş toplumların uğradığı akıbetlere benzer bir sonun kendilerini de beklediği uyarısıyla sona erer. Allah’ın vaadinin mutlaka gerçekleşeceği ve zulmedenlerin büyük bir azapla karşılaşacakları bildirilir.
Genel olarak Zâriyât Suresi, ahiret ve hesap gününün kesinliğini vurgulayan, takva sahiplerinin özelliklerini anlatan, İbrahim, Lut, Musa, Nuh, Âd ve Semûd kıssalarından ibretler sunan, Allah’ın yaratma kudretini ortaya koyan ve insanın yaratılış amacının Allah’a kulluk olduğunu açıklayan son derece etkileyici bir suredir.