Bu yılın olayları arasında, Muâviye b. Hişâm’ın yaz seferi de vardı. Bu seferde Harşane’yi ele geçirdi ve Malatya bölgesinde bulunan Ferendiyye’yi yaktı.
Bu yıl Türkler el-Lân bölgesinden çıkıp ilerlediler. El-Cerrâh b. Abdullah el-Hakemî, yanında bulunan Suriyeliler ve Azerbaycanlılarla birlikte onlarla karşılaştı. Ancak ordusu tam olarak toplanamadı. Bunun üzerine el-Cerrâh ve yanındakiler Erdebil ovasında şehit oldular ve Türkler Erdebil’i ele geçirdi. El-Cerrâh, Ermeniye’de kendi yerine kardeşi el-Haccâc b. Abdullah’ı vekil bırakmıştı.
Muhammed b. Ömer’e göre: Türkler, el-Cerrâh b. Abdullah’ı Belencer’de öldürdüler. Hişâm bu haberi alınca Saîd b. Amr el-Haraşî’yi çağırdı ve ona şöyle dedi:
“Bana el-Cerrâh’ın müşrikler karşısında kaçtığı haber verildi.”
Saîd şöyle cevap verdi:
“Hayır, ey Müminlerin Emiri! El-Cerrâh, düşmandan kaçacak kadar Allah’ı az bilen biri değildir. O ancak öldürülmüştür.”
Hişâm ona sordu:
“Senin görüşün nedir?”
Saîd şöyle dedi:
“Beni kırk posta hayvanıyla gönder. Sonra her gün bana kırk hayvan ve üzerlerinde kırk adam gönder. Ayrıca ordu kumandanlarına yaz ki bana katılsınlar.”
Hişâm bunu kabul etti ve aynen yaptı.
Rivayet edildiğine göre Saîd b. Amr, Kağan’a doğru götürülmekte olan üç Türk grubuyla karşılaştı. Bu grupların yanında esir alınmış Müslümanlar ve zimmîler bulunuyordu. El-Haraşî onları kurtardı ve Türklere büyük bir kıyım yaptı.
Ali b. Muhammed’e göre: El-Cüneyd b. Abdurrahman, Türklerle geçitte savaşırken bir gece şöyle dedi:
“Bu gece Cerrâh’ın gecesi gibi, bu gün de onun günü gibi!”
Bunun üzerine kendisine şöyle denildi:
“Allah seni aziz kılsın! Cerrâh’a saldırıldığında, görüş sahibi ve sabırlı kimseler öldürüldü. Gece olunca askerleri karanlıktan faydalanarak Azerbaycan’daki şehirlerine çekildiler. Sabah olduğunda yanında az kişi kalan Cerrâh öldürüldü.”
Bu yıl Hişâm, kardeşi Mesleme b. Abdülmelik’i Türkleri takip etmek üzere gönderdi. O, şiddetli soğuk, yağmur ve kar bulunan bir kışta yola çıktı. Buna rağmen rivayete göre onları takip etmeye devam etti ve izlerini sürerek el-Bâb’ı da geçti. El-Bâb’da el-Hâris b. Amr et-Tâî’yi geride bıraktı.
Bu yıl ayrıca el-Cüneyd ile Türkler arasında, başlarında Kağan’ın bulunduğu ordularla geçitte büyük bir savaş meydana geldi. Bu savaşta Sevra b. el-Huff öldürüldü. Bazıları bu savaşın 113 yılında gerçekleştiğini söylemiştir.