"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Yolcunun namazı kısaltma ve tamamlama noktasında muhayyer olması

İmam Ahmed’den gelen meşhur görüşe göre, yolcu isterse iki rekat kılar, isterse de tam kılar. Nitekim yolcu iken tam kılınacağına Evzâî, İmam Şafii de cevaz vermiştir. Bu, aynı zamanda İmam Malik’ten gelen meşhur görüştür. Çünkü Yüce Allah: “Yeryüzünde yolculuğa çıktığınız zaman kâfirlerin size kötülük etmelerinden endişe ederseniz, namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur.” (Nisa Suresi: 101) buyurmuştur. Bu da gösteriyor ki kısaltma, yapıp yapmama noktasında –diğer ruhsatlar gibi– bir tercih nedenidir. Zira Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Bu, Yüce Allah’ın size bahşetmiş olduğu bir sadakadır. Dolayısıyla O’nun sadakasını kabul edin.” buyurmuştur. Bu ise kısaltmanın azimet değil, bir ruhsat olduğuna delalet etmektedir, yani namazlar kasredilebilir… Bir de sahabe-i kiramın icması da buna delildir; çünkü onlardan kimisi (seferde) namazı tam kılardı da diğerleri buna ses çıkarmazlardı.

Hammad b. Ebu Süleyman ise; seferde iken tam kılması doğru değildir, demiştir. Bu, Sevri’nin ve Ebu Hanife’nin de kabul ettiği görüştür. Onlar seferi namazın iki rekat olduğuna dair Hz. Aişe’nin; “Namaz, hazarda ve seferde iki rekat olarak farz kılındı. Sonra yolculuk namazı olduğu gibi bırakıldı, hazar namazına ise ilave yapıldı.” kavlini ve İbn Abbas’ın: “Allah’u Teala, Peygamberiniz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in dili üzere hazarda dört, seferde iki ve korku durumunda ise bir rekat namaz kılmanızı farz kılmıştır.” kavlini delil göstermişlerdir.

Hz. Aişe’nin kavli hakkında onun, namazın ilk önce iki rekat olarak farz kılındığını, ardından hicretten sonra (iki daha) ilave edilip, sonuç olarak dört rekat olarak tamamlandığını murat ettiği şeklinde cevap verilmiştir. Bu nedenle de “namaz tamamlandı” denildi, şayet onların dedikleri gibi murad etseydi, “tamamlandı” denilmezdi. İbn Abbas’ın kavli de Hz. Aişe’nin kavliyle aynı anlamda ele alınır, hatta ondan almış olması da uzak ihtimal değildir. Çünkü namazın farz olduğu zaman içinde, onun yaşı itibariyle söz konusu ahkamı ve bunlara dair hakikatleri akledebilmesi mümkün de olmayabilir. Hatta belki de o zaman o hayatta bile değildi ya da namazın farz kılındığı o sene içerisinde doğmuştu… Açıkçası İbn Abbas da tıpkı Hz. Aişe gibi, farz namazın başlangıç serüvenini murat etmiş olduğudur.

İbn Abdilberr der ki: “Fakihlerden müteşekkil cumhur alimler; yolcu şayet mukimlerin kıldığı namaza dahil olur da bu namazdan bir rekatına yetişmesi halinde o namazı, dörde tamamlaması gerekli olması durumunun, (seferde namazı) kısaltmanın bir ruhsat olduğu görüşüne açık bir delil teşkil edeceği noktasında icma etmişlerdir. Zira kıldığı bu farzı iki rekat olsaydı, bu durumda hiçbir surette dört rekat kılması ona gerekli olmazdı.”

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sabah-ve-aksam-namazi-kisaltilmaz/,https://kutsalayet.de/kisaltmak-daha-faziletlidir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız