İmam Ahmed’den muhayyerlik vaktinin sonu hakkındaki rivayetinde ihtilaf edilmiştir. Kendisinden bunun, gecenin ilk üçte birlik vakti olduğu nakledilmiştir. Bu, İmam Malik’in görüşüdür. Nitekim bu minvalde Cebrail hadisinde geçtiği üzere, kendisi Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e kıldırdığı ertesi günkü namazda (yatsıyı), ilk üçte birlik vakitte iken kıldırmıştır ve: “Vakit de bu iki vaktin arasıdır.” demiştir. Büreyde hadisinde ise Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yatsı namazını ikinci (ertesi) gün gecenin üçte birlik bölümü geçtiği vakitte kılmıştır. Hz. Aişe hadisinde de şöyle geçer: “O zamanlar Müslümanlar, ateme (yatsı) namazını, kırmızılığın kaybolmasından gecenin ilk üçte birine kadar olan vakit içinde kılarlardı.” Nesai’de ise emir sigasıyla şu lafız gelmiştir: “Sonra Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: Yatsı namazını kırmızılığın kaybolmasından gecenin ilk üçte birine kadar olan vakit içinde kılınız.”
Çünkü “üçte bir”lik zaman dilimi tüm rivayetlerde gelmiştir. Söz konusu olan ziyadelikler ise bu noktada gelen haberlerin farklı farklı olmalarından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla üçte bir ifadesi daha evla sayılır.
İkinci bir rivayete göre ise yatsı namazının son vakti, gecenin yarısıdır. Bu da Sevri, Ebu Sevr, Rey ashabı ve İmam Şafii’nin iki görüşünden birisidir. Nitekim Enes hadisinde şöyle geçmektedir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) yatsı namazını gecenin yarısına kadar ertelerdi.” Bir lafızda ise şöyle geçer: “Yatsı namazını, o gecenin yarısına değin ertelerdi.” Ebu Said el-Hudri hadisi ise şöyledir: “Şayet zayıfın acziyeti ve hastanın da bu hastalığı olmasaydı, yatsıyı gecenin yarısına kadar ertelerdim.” Abdullah b. Amr hadisi ise şöyle der: “Ve yatsı namazının vakti, gecenin yarısına değin devam eder.”
el-Muvaffak der ki: İnşallah-u Teâlâ evla olanı, yatsıyı gecenin üçte birine ertelememesi; gecenin ortasına kadar ertelemiş olması durumunda bunun da caiz olacağıdır. Yarısından sonraki vakitte ise –ikindi namazı hakkında açıklaması ve izahı geçen mazeret hükmü gibi– mazeret hükmü yer almaktadır. Sonra bu vakit, ikinci fecir doğana yakın da devam eder.