Onlar, onlara yardım edemezler. Onlar için hazır bekletilmiş askerlerdir.
Diyanet Vakfı
Halbuki ilahların onlara yardım etmeye güçleri yetmez. Aksine kendileri bunlar için yardıma hazır askerlerdir.
Kurtubi Tefsiri
Onlar kendilerine yardım edemezler. Halbuki kendileri tanrılar için hazırlanmış askerlerdir.
“Onlar” yani uydurma ilâhlar
“kendilerine yardım edemezler” âyetinde:
“Edemezler” lâfzı uydurma ilâhlar hakkında “vav” ve “nün” ile (aklı eren varlıklar gibi) çoğullarının yapılmış olmasının sebebi onlardan da insan gibi söz edilmesidir.
“Halbuki kendileri” yani kâfirler
“tanrılar için hazırlanmış askerlerdir.”
el-Hasen der ki: Onlar bu tanrıları savunurlar ve onlara gelecek zararları önlemeye çalışırlar.
Katade de şöyle demektedir: Dünya hayatında onlar namına kızar ve öfkelenirler.
Şöyle de açıklanmıştır: Onlar bu uydurma ilâhlara ibadet ederler ve onların işlerini görürler. O bakımdan onların uydurma ilâhlara karşı durumu tıpkı hazır askerler gibidir. Halbuki bu uydurma ilâhların onlara yardım edebilmeye güçleri de yoktur.
Bu üç görüş de anlam itibariyle birbirine yakındır.
Şöyle de açıklanmıştır: Uydurma ilâhlar, ibadet edenler için, onlarla birlikte cehennemde hazır edilecek askerlerdir. Biri diğerine gelecek zararı önleyemez.
Anlamının şöyle olduğu da söylenmiştir: Bu putlar, bu kâfirler için cehennemde onların aleyhine hareket edecek Allah’ın askerleridir. Çünkü bu putlar onlara lanet okuyacak ve onların kendilerine ibadetlerinden uzak olduklarını belirteceklerdir.
Şöyle de açıklanmıştır: Uydurma ilâhlar kıyâmet gününde -onlara ibadet edenlerin zanlarına göre- yardımcı olmak üzere hazır edilecek askerlerdir.
Haberde nakledildiğine göre kıyâmet gününde Allah’tan başka varlıklara ibadet etmiş bulunan herbir kavme dünyada ibadet ettikleri varlık temsil olunur, onlar da onun arkasından gider ve cehenneme varırlar. Böylece bunlar onlar için hazır edilmiş askerler gibidirler.
Derim ki: Bu haberin ihtiva ettiği mana Müslim’in Sahih’inde Ebû Hüreyre yoluyla gelen bir hadis olarak; Tirmizî’de de yine ondan rivâyet edilen bir hadis olarak sabit olmuştur. Buna göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Allah kıyâmet gününde insanları tek bir düzlükte bir araya getirecek, sonra âlemlerin Rabbi onlara görünüp şöyle diyecek: Dikkat edin, herbir insan (dünyada iken) neye ibadet ediyor idiyse onun arkasından gitsin. Haç sahibi olanlara (haça tapanlara) haçları, surete tapanlara suretleri, ateşe tapanlara ateşleri müşahhas olarak gösterilecek. Onlar da (dünyada iken) ibadet ettiklerinin peşinden gidecekler. Geriye müslümanlar kalacak…” deyip hadisi uzun uzadıya kaydederler. Buhârî, IV, 1745; Müslim, I, 184; Tirmizî, V, 622, 691; Müned, II, 435.