Merhametli Rabden bir söz olarak onlara “Selâm” denilir.
Diyanet Vakfı
Onlara merhametli Rabbin söylediği selam vardır.
Kurtubi Tefsiri
Çok merhametli bir Rabbden: “Selam” denir.
“Selam” âyeti ile, onlara selam denilir, anlamında başlanılır.
“Selam” lâfzının: “Onlar için istedikleri herşey katıksız olarak verilir” anlamında merfu okunması da mümkündür. Ancak bu açıklamaya göre “İstedikleri herşey” üzerinde vakıf yapmak güzel olmaz.
ez-Zeccâc der ki:
“Selam” âyeti; “Şey”den bedel olarak merfudur. Onlar için Allah’ın onlara selam vermesi de vardır, demek olur. Bu ise cennet ehlinin en büyük arzusudur.
Cerir b. Abdullah el-Becelî’den rivâyet edilen hadise göre Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Cennet ehli nimetleri içerisinde bulundukları bir sırada onlara bir nûr görünecektir. Başlarını kaldıracaklar bir de ne görsünler, şanı yüce Allah üst taraflarından onlara görünmekte ve: Ey cennet ehli, es-selamu aleykum, diye buyurmaktadır. İşte yüce Allah’ın: “Çok merhametli bir Rabden selam denir” âyeti bunu anlatmaktadır. Rab onlara, onlar da ona bakarlar. Ona baktıkları sürece içinde bulundukları hiçbir nimete dönüp bakmazlar bile. Nihayet hicabı arkasında onlardan gizlenince onların bulundukları yerlerde nuru ve bereketleri üzerlerinde kalmaya devam eder.” İbn Mace, I, 65’te, Abdullah (b. Mes’ûd)’dan; ed-Deylemi, el-Firdevs, II, 14 (Cabir b. Abdullah (radıyallahü anh)’dan. Bunu es-Sa’lebî ve el-Kuşeyrî zikretmişlerdir.
Bu manadaki bir rivâyet Sahih-i Müslim’de de sabittir. Biz bu rivâyeti Yûnus Sûresi’nde yüce Allah’ın:
“ihsanda bulunanlara daha güzeli ve daha da fazlası vardır.”(Yûnus, 10/26) âyetini açıklarken zikretmiş bulunuyoruz.
Buradaki: “Şey”in belirtisiz “selam” lâfzının onun sıfatı olması da mümkündür. Onların istedikleri herşey eksiksiz olarak onlara verilecektir, demek olur. Mübteda olarak merfu olması “selam”in onun haberi olması da mümkündür. Bu açıklamalara göre ise; “Onlar için istedikleri herşey vardır” âyetinde vakıf yapılmaz.
İbn Mes’ûd’un kıraatinde: “Selam” lâfzı mastar olur. Hal konumunda da kabul edilebilir. Onlara istedikleri herşey esenlikli olarak ya da istedikleri gibi teslim edilerek verilecektir, anlamında, olur. Bu görüşe göre: “İstedikleri” lâfzı üzerinde vakıf yapmak güzel olmaz.
Muhammed b. Ka’b el-Kurazî ise yeni bir cümle başı olarak: diye okumuştur ki şöyle denilmiş gibidir: Bu sadece onlara verilir ve bu konuda onlarla hiçbir şekilde çekişilmez. Bu durumda: “Onlar için istedikleri herşey vardır” âyetinde vakıf tam olmaktadır. Bununla birlikte “selam” lâfzının, Allah’ın: “Onlar için istedikleri herşey vardır” lâfzından bedel olması ve; “İstedikleri herşey”in haberinin de; “Onlar için vardır” âyeti da olması mümkündür. Yine “selam” lâfzının ikinci bir haber olması da mümkündür. Bu durumda ifade: Kimse bu hususta onlarla çekişmeksizin bu katıksız olarak onlar içindir, demek olur.
” Söz (mealde: denir)” lâfzı: “Allah bunu onlara söyleyecektir” anlamında mastardır, ya da takdirindedir. Hazfedilmiş fiile masdarının lâfız olarak zikredilmiş olması delil teşkil etmektedir.
Manası: “Onlara istedikleri herşey bir söz olarak verilmiş olacaktır.” Yani Allah tarafından onlara verilmiş sözün bir gereği olarak onlara verilecektir, şeklinde olması da mümkündür. Bu ikinci görüşe göre; “İstedikleri” lâfzı üzerinde vakıf güzel olmaz.
es-Sicistanî der ki: “Selam” âyeti üzerinde vakıf tam bir vakıftır. Ancak bu bir hatadır, çünkü “denir” âyeti, ondan önce anılanların dışındadır.