İkindiden sonra namaz kılmanın yasak oluşu, namaz kılma fiiline bağlıdır. Buna göre kim ikindi namazını kılmamış olursa bu durumda istediği nafileyi kılabilir, başkasını da kılabilir. İkindinin farzını kılacak olursa şayet, o zaman –kendisiyle beraber kılan bulunmasa dahi– nafile kılması doğru değildir. el-Muvaffak der ki: İkindiden sonra namaz kılmayı yasak sayanlara göre bu noktada ihtilaf edeni bilmiyoruz.
Sabah namazından sonraki yasağa gelince, bu ise güneşin doğuşuyla alakalıdır. Bu da mezhebimizdeki meşhur görüştür. Rey ashabı da bu görüş üzeredir. Nitekim bu minvalde rivayet edilen İbn Ömer’in kölesi Yesar’ın hadisinde, o şöyle demiştir: “Ben güneş doğduktan sonra namaz kıldığım bir esnada İbn Ömer beni gördü ve: Ey Yesar! Bir defasında biz de bu durumda namaz kılarken Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bizi gördü ve şöyle buyurdu: ‘Burada olanlar olmayanlara ulaştırsın. Sabah namazının vakti girdikten sonra sadece iki rekat sünnet kılınır.'”
İmam Ahmed’den gelen diğer bir rivayete göre; söz konusu olan yasak –ikindi namazında olduğu gibi– namaz kılma fiiline bağlıdır. Buna benzer bir ifade el-Hasen ve İmam Şafii’den de nakledilmiştir. Müslim’de geçen Ebu Said hadisinde şöyle geçmektedir: “Güneş doğana değin sabah namazından sonra namaz yoktur.” Amr b. Abese hadisinde ise şöyle geçmektedir: “Sabah namazını kıl, ardından güneş doğuncaya kadar namaz kılma…”
Buna, güneş doğduktan sonra namaz kılmanın yasak olduğunun murad edildiği mücmel bir lafız olduğu şeklinde cevap verilmiştir. Zira bununla, namazdan sonra kılma yasağı ile tahsis oluşu arasında bir çelişki yoktur. Çünkü bu, hitap eden bir delil iken, diğeri ise hadisenin mantığını ifade etmektedir; dolayısıyla daha evladır.