"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Varisin, mirasçı olana borcun bulunduğunu ikrar etmesi

Varis şayet mirasçıya borcun bulunduğunu ikrar ederse bu ikrarı kabul edilir. el-Muvaffak der ki: Bildiğimiz kadarıyla bu konuda bir ihtilaf yoktur.
Bu konu, ölünün terikesine taalluk etmektedir. Sanki ölmeden önce o şahsın bunu ikrar etmesi gibi kabul edilir. Buna göre eğer geride terike bırakmamış ise varise bir şey gerekmez. Çünkü hayatta iken iflas etmiş olursa onun borcunu eda etmesi gerekmektedir. Aynı şekilde öldüğü zaman da durum aynıdır. Eğer geride terikeye bırakmış ise söz konusu borç buna taalluk eder.
Eğer varis tek olursa bunun hükmü zikri geçen hükmün aynısıdır. İki yahut daha fazla kişi olurlarsa, borç da ölünün ikrarıyla yahut belge ile veyahut da tüm veresenin hepsiyle sabit olursa, durum aynı şekilde tahakkuk eder. Onlardan birisi ikrarda bulunacak olursa o takdirde borç o mirası kadarı ile söz konusu olur. Bunu, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir.
İmam Şafii’nin iki görüşünden ilki de bu yöndedir. Çünkü bu kimse mirasın yarısından fazlasını almaya hak sahibi olmadığından dolayı, borcun yarısından çoğu da üzerine gerekli olmayacaktır, sanki kardeşi buna dair ikrar etmiş gibi kabul edilir. Buna ek olarak, bu husus onun hissesine ve kardeşinin hissesine taalluk eden bir ikrar sayılır, onun için ona vacip olmaz. Ancak hisse kıldığı şey olursa, mesela vasiyetle ikrarda bulunması gibi yahut da şirket malı üzerinde iki ortaktan birisinin ikrarda bulunması gibi durumlar müstesnadır. Çünkü başkasıyla birlikte borca dair şahitlik yapması kabul edilir. Ama hissesinden fazlasını ona elzem kılacak olursa bu şahitlik kabul edilmez; zira bu durumda onun lehine bir menfaat söz konusu olacaktır.
Rey ashabı ise: Bu durumda ona borcun tamamı yahut mirasın hepsi gerekli ve elzem olur, demişlerdir. Bu, İmam Şafii’nin ikinci görüşünü oluşturur. Çünkü borç terkine taalluk ettiğinden, varis bundan bir şeye müstehak olmaz, ancak borçtan artan kısmı varsa bu müstesnadır. Nitekim inkar edip karşı çıkanın almış olduğu şey ise hak etmediği halde aldığıdır ve bu haliyle gasp eden kimse gibi sayılır. Söz konusu borç ise terikeden kalana taalluk eder, sanki yabancı bir kimse onu gasp etmiş gibi kabul edilir. (Ancak) buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/neseple-ikrarda-bulunmanin-sartlari/,https://kutsalayet.de/olmeden-evvel-hastalik-halinde-iken-borcunu-ikrar-etmesi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız