"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Vakıf eşyasına bakan nâzır

Vakıf eşyasını, vakfı bırakan kimsenin koştuğu şarta uygun bir kimse bakar ve gözetir. Çünkü Hz. Ömer, bir vakıf eşyasını yaşadığı sürece Hafsa’ya tevdi edip uhdesinde bırakmış, sonra ise onun ailesinden olan görüş ve basiret sahiplerine bırakmıştır. Zira vakfın masrafları, vakıfın şartına göre uyarlanır, nâzır da bu hâl üzere vakfa sahip çıkar. Şayet nâzırlığa kendisini şart koşacak olursa bu caizdir, başkasını nâzır kılarsa bu da ona aittir. Başkasını nâzır kılmaz yahut bir kimseyi nâzır kılar da adam da ölürse, o takdirde vakfı bağışlayan kişi ona bakar. Çünkü vakfın mülkü ve faydası kendisine aittir; dolayısıyla –mutlak şekilde bağışlanan vakıfta olduğu gibi– buna nâzırlık yapması da kendi hakkıdır.

Muhtemelen bu vakıf eşyasına hâkim de bakabilir. Bunun yanında vakfın mülkünün, onu bırakana mı yoksa Yüce Allah’a mı intikal edeceği noktasında da muhtemel bir görüş yer almaktadır. Şayet biz: “Bu, vakfı bırakana aittir.” dersek, o zaman nâzırlık görevi ona ait olur. Çünkü bu eşya onun malı ve faydası da onundur. “Bu, Allah’a aittir.” dersek, o takdirde hâkim duruma müdahale eder ve Allah için o vakfa niyabet eder ve sarf edilecek yerlere onu sarf eder. Çünkü o zaman bu, Allah Teâlâ’nın malı sayıldığından, artık bunun nâzırlık görevini Müslümanların hâkimi üstlenir, tıpkı yoksullara bağışlanan vakıf eşyası gibi sayılır.

Ama yoksullara, mescidlere vb. gibi yerlere veyahut da hasredilmeleri ve çerçeve içerisine alınmaları mümkün olmayan kimselere bırakılan vakfa gelirsek, bunların nâzırlık görevini hâkim icra eder. Çünkü bunların nâzırlığına (bakımına) muayyen olarak mâlik olan yoktur, bu sebeple hâkimin bu noktada niyabet sorumluluğu vardır; zira hâkimin bizzat kendisinin o nâzırlığı ifa etmesi imkânsızdır (dolayısıyla başkasını görevlendirir).

Vakfın harcamaları ise vakfı bırakan kişinin koştuğu şarta göre işler. Çünkü sebil olarak verip de koştuğu şarta uymak gibi, bu noktada menfaatte koştuğu şarta uymak da vaciptir. Bu mümkün olmazsa, o takdirde vakfın ürününden (getirisinden ve gelirinden) karşılanır. Zira vakfın gereği, malın mülkiyetini elinde tutmayı, ürün ve semerini de tasadduk etmeyi gerektirmektedir. Bu da ancak harcamalar ile elde edilir. Zaten bu, zaruretinden kaynaklanmaktadır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/bilinen-kimseye-ve-hayir-uzere-yapilan-vakif/,https://kutsalayet.de/hibe-nedir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız