"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Toprakla teyemmüm almak

Teyemmüm sadece elde toz izini oluşturacak temiz bir toprakla caizdir. Bunu, İmam Şafii, İshak, Ebu Yusuf ve Davud söylemiştir. Yüce Allah şöyle buyurur:
“Temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin.” (Maide Suresi: 6) Ayette geçen “safd” ifadesine İbn Abbas; tarım toprağının yüzü, demiştir. “Tayyib” ifadesi ise temiz anlamına gelmektedir. Buna göre elde toz izini oluşturacak (ya da hissettirecek) temiz toprağın yüzüne değmedikçe teyemmüm gerçekleşmez. Huzeyfe hadisine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır: “Yeryüzünün hepsi bize mescit kılındı. Su bulamadığımız zaman o toprağın üstü (tozu) bize temizlik sebebi kılındı.” Yerin toprağının teribesi (olan tozu), özellikle temiz olarak zikredilmiştir.

İmam Malik ve Ebu Hanife ise şöyle demişlerdir: Kireç, taş, kum ve buna benzer toprak cinsinden olan şeylerle de teyemmüm almak caizdir. Çünkü hadiste şöyle ifade edilmiştir: “Yeryüzü bana bir temizlik vasıtası ve bir mescit kılındı.” Buhari ve Müslim ittifak etmiştir.

Bunun öncesinde geçen “o toprağın üstü (tozu) bize temizlik sebebi kılındı.” hadisiyle tahsis edildiği şeklinde cevap verilmiştir. Bu ise has bir hükmü ifade etmektedir. Bu durumda, onun üzerinde am (genel) hüküm hamledilir ve temizlik toprakla tahsis edilmiş olur.

Ben derim ki: Birinci görüşün delili noktasında, toprağın teribesinin (yüzeyinin), lakap mefhumu olarak hükme bağlanması şeklinde cevap verilmesi, zayıf bir görüştür. Sonra eğer bu mefhumun bu şekilde amel edilmesi imkân dahilinde kabul edilecek olursa, o zaman diğer hadis, mantuku (söylenen sözü) gereği yerin diğer bölümlerinin temizlik için yeterli geleceği anlamına işaret etmiş olacaktır. Çünkü (fıkıh usulünde) mantuk, mefhumun önüne geçer. Öyleyse; “Ümmetimden herhangi bir kimseye namaz vakti ulaştığı zaman, namazını kılsın.” buyruğu, yerin tüm türevleriyle teyemmüm almanın caiz olacağına delalet eder. Çünkü “herhangi bir kimse” lafzı, umum bildiren bir sigadır ve herkesi kapsamaktadır. Öyleyse toprak bulamayan herkes, toprağın dışındaki türevlerini (kum, kireç vb.) bulursa söz konusu kapsama girmiş sayılır. İmam Ahmed’den nakledildiğine göre; kuru çamur ve kum ile de teyemmüm caizdir. Bu, aynı şekilde Takyuddin (İbn Teymiyye)’nin tercih ettiği görüştür.

Aynı şekilde o, toprak bulamadığı vakit, yerin diğer türevlerinden de teyemmüm alınabileceğini tercih etmiştir. Bu, İmam Ahmed’den gelen bir rivayeti oluşturmaktadır.

İmam Ahmed’in bu sözü, nerede olursa olsun toprağa itibar ettiğini göstermektedir. Buna göre bir kimse eliyle kayaya, duvara, hayvana, elbiseye veyahut saça vurur ve eline toz bulaşırsa, bununla teyemmüm etmesi caizdir. Eğer toz yoksa caiz olmaz. İmam Malik ve Ebu Hanife ise toz olmasa dahi, toprağın yüzeyinin üzerine çıkmış olan her şeyde, ele değen ve hissedilen her şeyle teyemmümü caiz görmüşlerdir.

Yüce Allah’ın: “Temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve ellerinizi onunla meshedin.” (Maide Suresi: 6) ayetinde geçen ve “onunla” manasına gelen “minhu” edatının, teb’iz (kısım ve bazılaştırmak) anlamında olduğu ve bu nedenle de toprağın bir parçası ile meshetmeye ihtiyaç duyulacağı, şeklinde cevap verilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/iki-darp-ile-teyemmum-gorusu/,https://kutsalayet.de/teyemmum-alacak-bir-sey-bulunmazsa-ne-yapilir/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız