"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Toprak sahibi iki kişinin arasındaki duvar anlaşmazlığı

Toprak sahibi iki kişi bir duvar hakkında anlaşmazlığa girip, duvarın kendilerine ait olduğuna dair karşılıklı iddialarda bulunurlarsa; söz konusu duvar yapı itibarıyla inşaat olarak ikisiyle beraber aynı eşitlikte akdedilmiş olursa, duvarın inşasından sonra ortaya çıkması mümkün olmayacak bitişiklikte bulunuyor yahut bitişik olmayan zor bir engelle eşit bir pozisyonda ise, bu durumda her iki taraf iddialarında eşit konumda sayılırlar. Şayet iki taraftan birisinin beyyinesi (belgesi) olmazsa, aralarında yeminleşirler. Her taraf da toprağın kendisine ait olduğu ve duvarın yarısına sahip olduğuna dair yemin eder. Şayet her iki taraf, tüm duvarın kendisine ait olduğuna, diğerine ait olmadığına dair yemin edecek olursa, bu da câizdir; zira ikisi arasındadır. Bunu, Ebû Hanîfe, İmam Şâfiî, Ebû Sevr ve İbn Münzir söylemiştir.

el-Muvaffak ise: “Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyorum,” demiştir. Çünkü aynî mal konusunda anlaşmazlık yaşayan iki hasımdan birisinin bir beyyinesi olmazsa, bu durumda, yemin etmesiyle beraber elinde beyyinesi bulunan kişinin sözü kabul edilir. Eğer ikisine de ait beyyine olursa, o zaman duvarın yarısı her ikisine de ait olur; verilecek hüküm ise yemin etmeleriyle beraber bu şekilde yarısı üzerinde gerçekleşir. Sadece birisinde bir beyyine (belge) olursa, hüküm buna göre verilir. Her ikisine de ait bir beyyine olur, ancak birbirlerine çelişki oluşturmuş olursa, o takdirde beyyineleri yokmuş gibi hüküm verilir.

Şayet duvar birisinin binasına bitişik olur, diğerine olmazsa; o zaman yemin etmesiyle beraber duvar ona ait olur. Bunu, Ebû Hanîfe ve İmam Şâfiî söylemiştir. Çünkü zahiren bu duvarın söz konusu bina ile birlikte inşa edildiğini göstermektedir. Şayet duvarın bir kısmı adama ait ise, geri kalanı da ona ait sayılır. Bunun yanında diğer bina ise, açıkçası arada bir engelin olması hasebiyle sanki yalnız başına inşa edilmiş gibi kabul edilir. Çünkü eğer bu duvara ait olmuş olsaydı, bu durumda onunla beraber bitişik olurdu. Anlaşılan bu kimse, hakkında anlaşmazlık bulunan bu duvarın sahibi değildir. Dolayısıyla bu yönde tercih edilmesi gerekir. Ebû Sevr ise: “Bu yönde tercih verilmez ve buna bakılmaz da,” demiştir. (Ancak) buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.

Ama ikisinden birisinin binasına söz konusu duvarın bağlanmış (bitişik olarak inşa edilmiş) şekilde olup da ihdas edilmesi mümkün olursa, bu durumda el-Kadı: “Bu yönde tercih edilmez,” demiştir. Zira duvar sahibinin, ortak bir duvar temlik etmek için bunu yaptığı ihtimali vardır.

el-Haraki’nin sözünün zahirinden, ihdas edilmesi mümkün olmayan duvarın bitişik oluşunu tercih ettiği gibi, bu bitişik duvar yönünde de tercih yaptığı anlaşılmaktadır. Şüphesiz zahiren anlaşılacağı üzere, duvar sahibi söz konusu duvar üzerinde bir değişiklik yapacak diğer kişinin tasarrufta bulunmasına fırsat vermemektedir. Bu yüzden de kendisinin mâlik olduğuna delâlet etmek için bu işe girişmiş oldu. Öyleyse eliyle tercih ettiği gibi, bu yönde de tercihte bulunmak zorunlu olur. Zira söz konusu elin; gasp, hırsızlık, ödünç yahut kiraya vermek şeklinde normal bir elin olması imkân dahilinde olacağından, bunun tercihte kullanılmasına da dolayısıyla engel değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ortak-olan-bir-duvardan-yahut-komsu-duvarindan-faydalanmak/,https://kutsalayet.de/ortak-olan-duvar-yikilirsa/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız