Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir. Kötülüğü emreder, iyilikten meneder ve ellerini sıkarlar. Allah’ı unuttular, O da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
El-münâfikûne (münafık erkekler) ve’l-münâfikâtu (ve münafık kadınlar) ba’duhum (bir kısmı) min ba’d (diğer kısmındandır). Ye’murûne (emrederler) bi’l-munkeri (kötülüğü) ve yenhevne (yasaklarlar) ani’l-ma’rûfi (iyiliği). Ve yakbidûne (sıkarlar/tutarlar) eydiyehum (ellerini). Nesullâhe (Allah’ı unuttular) fe nesiyehum (O da onları unuttu). İnne’l-münâfikîne (şüphesiz münafıklar) hum (onlar) el-fâsikûn (fasıklardır).
Mukatil Tefsiri
Sonra münafıklar hakkında haber vererek şöyle buyurdu: Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir; yani nifak hususunda birbirlerinin dostlarıdır. Kötülüğü emrederler; yani Muhammed’i yalanlamayı emrederler. İyilikten alıkoyarlar; yani Muhammed’e ve onun getirdiği şeylere iman etmekten alıkoyarlar. Ellerini sıkarlar; yani hayır yolunda harcama yapmaktan ellerini tutarlar. Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu; yani Allah’ın emriyle amel etmeyi terk ettiler ve hayır yolunda harcamaktan ellerini tuttular. Şüphesiz münafıklar fasıkların ta kendileridir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Münafık erkekler ve münafık kadınlar, müminlere dilleriyle iman ettiklerini gösteren, fakat içlerinde Allah’ı ve Resulünü inkâr eden kimselerdir. “Birbirlerindendir”; yani onlar tek bir sınıftır ve imanlarını açığa vurup küfrü içlerinde gizlemeleri bakımından durumları birdir. Kendilerinden kabul edenlere kötülüğü emrederler; bu kötülük Allah’ı, Muhammed’i ve onun getirdiğini inkâr etmek ve onu yalanlamaktır. “İyilikten menederler”; yani onları Allah’a, Resulüne ve onun Allah katından kendilerine getirdiğine iman etmekten menederler. “Ellerini sıkarlar” sözü ise, Allah yolunda harcama yapmaktan ellerini tutarlar ve sadaka vermekten onları çekerler; böylece Allah’ın mallarında kendileri için zekâttan haklar farz ettiği kimselerin haklarını vermezler, demektir. Nitekim Muhammed b. Amr bize rivayet etti, dedi ki: Ebû Âsım bize rivayet etti, dedi ki: Îsâ bize İbn Ebû Necîh’ten, o da Mücâhid’den “Ellerini sıkarlar” sözü hakkında şöyle rivayet etti: Hak olan bir şey için harcama yapmak üzere ellerini açmazlar. Müsenna bize rivayet etti, dedi ki: Ebû Huzeyfe bize rivayet etti, dedi ki: Şibl bize İbn Ebû Necîh’ten, o da Mücâhid’den bunun benzerini rivayet etti. Müsenna bana rivayet etti, dedi ki: İshak bize rivayet etti, dedi ki: Abdullah bize Verkā’dan, o da İbn Ebû Necîh’ten, o da Mücâhid’den bunun benzerini rivayet etti. Kāsım bize rivayet etti, dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti, dedi ki: Haccâc bana İbn Cüreyc’den, o da Mücâhid’den bunun benzerini rivayet etti. Bişr bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd bize rivayet etti, dedi ki: Saîd bize Katâde’den “Ellerini sıkarlar” sözü hakkında şöyle rivayet etti: Hayır için ellerini açmazlar. Muhammed b. Abdüla‘lâ bize rivayet etti, dedi ki: Muhammed b. Sevr bize Ma‘mer’den, o da Katâde’den “Ellerini sıkarlar” sözü hakkında şöyle rivayet etti: Ellerini her türlü hayırdan çekerler. “Allah’ı unuttular, O da onları unuttu” sözüne gelince, bunun anlamı şudur: Allah’a itaat etmeyi ve emrine uymayı terk ettiler; Allah da onları tevfikinden, hidayetinden ve rahmetinden mahrum bıraktı. Daha önce delilleriyle unutmanın anlamının “terk etmek” olduğunu açıklamıştık; bu sebeple burada onu tekrar etmeye gerek yoktur. Katâde bu konuda, Bişr’in bize rivayet ettiği şu sözü söylerdi: Bişr bize rivayet etti, dedi ki: Yezîd bize rivayet etti, dedi ki: Saîd bize Katâde’den “Allah’ı unuttular, O da onları unuttu” sözü hakkında şöyle rivayet etti: Hayırdan unutuldular, fakat şerden unutulmadılar. “Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir” sözü ise şu anlama gelir: Dilleriyle Allah’a iman ettiklerini müminlere göstererek onları aldatan, fakat içlerinde küfrü gizleyen kimseler, Allah’a itaati terk eden ve O’na ve Resulüne imandan çıkanların ta kendileridir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…