Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Yâ eyyuhellezîne (ey o kimseler ki) âmenû (iman ettiniz) ittekullâhe (Allah’tan sakının) ve kûnû (ve olun) me’a’s-sâdikîn (doğrularla beraber).
Mukatil Tefsiri
Ey iman edenler, yani yüce Allah’ın tevhidini tasdik edenler, Allah’tan sakının ve açıkça O’na karşı gelmeyin; imanlarında doğru olanlarla beraber olun; Allah doğrular hakkında haber vererek şöyle buyurmuştur: Müminler ancak Allah’a ve Resulüne iman eden, sonra şüpheye düşmeyen ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad eden kimselerdir; işte doğrular onlardır (Hucurât 15).
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, müminlere azabından kurtuluşun ve acı veren cezasından selamete çıkışın yolunu bildirerek şöyle buyuruyor: Ey Allah’a ve Resulüne iman edenler, Allah’tan sakının; farzlarını yerine getirerek ve sınırlarını aşmaktan kaçınarak O’nu gözetin, dünyada Allah’ın dostluğu ve itaati üzere bulunanlardan olun ki ahirette cennette doğrularla beraber olasınız. Burada doğrularla kastedilen, Allah’a iman ettiğini söyleyip bu sözünü fiiliyle doğrulayan, sözüyle davranışı birbirini yalanlayan nifak ehlinden olmayan kimselerdir. Buna göre sözün anlamı, dünyada Allah’tan sakınmak suretiyle ahirette doğrularla beraber olun demektir; nitekim yüce Allah: Kim Allah’a ve Resule itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir (Nisâ 69), buyurmuştur. Sözün anlamını böyle açıklamamızın sebebi şudur: Münafığın müminlerle beraber bulunması, onların yaptığı ameli yapmadığı sürece hangi şekilde olursa olsun kendisine fayda vermez; onların amelini yaptığı takdirde ise zaten onlardan biri olur. Onlardan biri olduğunda da sözün Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun şeklinde söylenmesinin başka bir anlamı kalmaz. Sözü açıkladığımız bu anlama yönelterek tefsir edenlerden bazıları bunun, Ebû Bekir ve Ömer’le beraber olun, yahut Peygamber ve Muhacirlerle beraber olun anlamına geldiğini söylemiştir. Bu ve başka açıklamaları zikredenlerin rivayetleri şöyledir: Bize İbn Humeyd rivayet etti, dedi ki: Bize Ya‘kûb, Zeyd b. Eslem’den, o da Nâfi‘den, Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun sözü hakkında rivayet etti; Nâfi‘: Peygamber ve ashabıyla beraber olun, dedi. Bize İbn Vekî‘ rivayet etti, dedi ki: Bize Habûye Ebû Yezîd, Ya‘kûb el-Kummî’den, o Zeyd b. Eslem’den, o da Nâfi‘den rivayet etti; Nâfi‘ dedi ki: Geri bırakılan üç kişiye, Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun, yani Muhammed ve ashabıyla beraber olun, denildi. Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize İshâk b. İsmâil, Abdurrahman el-Muhâribî’den, o Cüveybir’den, o da Dahhâk’tan, doğrularla beraber olun sözü hakkında rivayet etti; Dahhâk: Ebû Bekir, Ömer ve onların arkadaşlarıyla beraber olun, dedi. Müsenna dedi ki: Bize Muhammed b. Yahyâ rivayet etti, dedi ki: Bize İshâk b. Bişr el-Kâhilî rivayet etti, dedi ki: Bize Halef b. Halîfe, Ebû Hâşim er-Rummânî’den, o da Saîd b. Cübeyr’den, Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun sözü hakkında rivayet etti; Saîd: Ebû Bekir ve Ömer’le beraber olun, dedi. Bize Kâsım rivayet etti, dedi ki: Bize Hüseyin rivayet etti, dedi ki: Bana Haccâc, İbn Cüreyc’den, Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun sözü hakkında rivayet etti; İbn Cüreyc: Doğru sözlü Muhacirlerle beraber olun, dedi.
İbn Mes‘ûd’un ise kendisinden nakledildiğine göre ayeti doğrulardan olun şeklinde okuduğu ve bunu Allah’ın yalan söylemeyi yasaklaması şeklinde tevil ettiği zikredilmiştir. Bununla ilgili rivayet şöyledir: Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize Âdem el-Askalânî rivayet etti, dedi ki: Bize Şu‘be, Amr b. Mürre’den rivayet etti; Amr dedi ki: Ebû Ubeyde b. Abdullah b. Mes‘ûd’u şöyle derken işittim: İbn Mes‘ûd dedi ki: Yalanın ne ciddi olanı ne de şaka olanı helaldir; isterseniz, Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve doğrulardan olun, ayetini okuyun. İbn Mes‘ûd’un kıraati de doğrulardan olun şeklindeydi. Sonra: Yalanda herhangi bir ruhsat görüyor musunuz? dedi. Müsenna dedi ki: Bize Süveyd b. Nasr rivayet etti, dedi ki: Bize İbnü’l-Mübârek, Şu‘be’den, o Amr b. Mürre’den, o da Ebû Ubeyde’den, o Abdullah’tan bunun benzerini haber verdi. Müsenna dedi ki: Bize Muhammed b. Ca‘fer rivayet etti, dedi ki: Bize Şu‘be, Amr b. Mürre’den rivayet etti; Amr dedi ki: Ebû Ubeyde’yi Abdullah’tan şöyle rivayet ederken işittim: Yalanın ne ciddisi ne de şakası uygundur; isterseniz, Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve doğrulardan olun, diye okuyun. Abdullah’ın kıraatinde de bu şekildeydi. Sonra: Yalanda herhangi bir ruhsat görüyor musunuz? dedi. Bize İbn Vekî‘ rivayet etti, dedi ki: Bize babam, A‘meş’ten, o İbrâhim’den, o da Abdullah’tan rivayet etti; Abdullah: Yalan ne şakada ne de ciddi işte uygun olur, dedi; sonra Allah’tan sakının ve olun ayetini okudu. Ravi dedi ki: Doğrulardan olun mu, yoksa doğrularla beraber olun mu dediğini bilmiyorum; benim kitabımda doğrularla beraber olun şeklindedir. İbn Vekî‘ dedi ki: Bize babam, A‘meş’ten, o Mücâhid’den, o Ebû Ma‘mer’den, o da Abdullah’tan bunun benzerini rivayet etti. Yine bize babam, A‘meş’ten, o Amr b. Mürre’den, o Ebû Ubeyde’den, o da Abdullah’tan bunun benzerini rivayet etti. Bu ayetin doğru tevili ise Nâfi‘ ve Dahhâk’tan zikrettiğimiz tevildir; çünkü bütün mushafların yazılışları doğrularla beraber olun şeklinde ittifak etmiştir ve benim hiç kimsenin buna aykırı bir kıraatle okumasını caiz görmediğim kıraat budur. Abdullah’ın kendi kıraatine göre yaptığı tevil ise anlam bakımından doğrudur; fakat kıraat, onun okuduğu şekilden farklıdır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…