"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Temettu yapan kadın umre tavafından önce hayız olursa

Temettu yapan bir kadın umre tavafından önce hayız olursa şayet, Beytullah’ı tavaf edemez. Çünkü Beytullah’ı tavaf etmek bir namazdır. Bunun yanında hayızlı olması hasebiyle Mescid’e girmesi de yasaktır. Tavaf etmedikçe umre ihramından çıkması da mümkün değildir. Bu durumda, haccı kaçırmaktan endişe edecek olursa, bu umresiyle beraber ihrama girer ve kıran yapmış olur. Bu, İmam Malik, Evzai, İmam Şafii ve birçok ilim ehlinin görüşüdür.

Bu noktada rivayet edilen Cabir hadisine göre; “Hz. Aişe hayız olunca, Allah’ın Resulü sallallahu aleyhi ve sellem kendisine binaenaleyh yıkanıp ve sonra hacca niyet etmesini emir buyurdu. Hz. Aişe de böyle yaptı ve bütün vakfe yerlerinde durdu. Nihayet temizlenince Kabe’yi tavaf ve Safa ile Merve’yi de say etti. Sonra Allah’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem: Sen hac ve umrenden birlikte çıkmış oldun buyurdu. Hz. Aişe: Ey Allah’ın Elçisi! Ben, içimden hacca gidip Beyt’i tavaf etmediğimi bilip dururken nasıl hac etmiş olurum? dedi. Allah’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem: O zaman Ey Abdurrahman! Bunu götür de Tenim’den umre yaptır buyurdu.

Hz. Aişe’den nakledildiğine göre; kendisi umreye niyet edip yola çıktı ve hayız olunca Beytullah’ı tavaf edemedi, akabinde bütün hac amellerini yerine getirdi. Hac için ihrama girince Allah’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem kendisine nefir gününde: Bu tavafın hem haccın ve hem de umren için yeterli gelecektir buyurdu. Hz. Aişe de buna karşı çıkıp baştan umre yapmasını isteyince Allah’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem onunla birlikte Abdurrahman’ı Tenim’e gönderdi, orada hacdan sonra umre yapmak için ihrama girdi. İki hadisi de Müslim rivayet etmiştir.

Zira endişe olmaksızın dahi haccın umreye dahil edilmesi icmaya göre caizdir, endişe edilmesi halinde ise daha evladır. Ebu Hanife ise: O Hz. Aişe umreyi bırakmış, hac için ihrama girmiştir demiştir. İmam Ahmed ise şöyle der: Ebu Hanife umreyi bıraktığını ve bunun hacca dönüştüğünü söylemiştir. Halbuki bunu Ebu Hanife’den başka söyleyen olmamıştır. O ise Urve’nin, Hz. Aişe’den yaptığı rivayeti delil göstermiştir: Ben, Mekke’ye hayızlı olarak vardım. Bu yüzden ne Kabe’yi tavaf ettim ne de Safa ile Merve arasında say yaptım. Bu halimi Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem’e arzettim, bana: Saçlarını çöz, taran ve hacca niyet et! Umreyi ise bırak buyurdu. Ben de öyle yaptım. Hac görevlerini yerine getirdiğimiz zaman Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem beni öz erkek kardeşim Abdurrahman ile birlikte Tenim’e gönderdi de ben oradan niyetlenip umre yaptım. Allah’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem: Bu, hayzından dolayı terk ettiğin umrenin yerinedir buyurdu. Buhari ve Müslim ittifak etmişlerdir.

Bu da Hz. Aişe’nin umreyi bırakıp hac için ihram giyindiğini gösteren ve şu üç yolla olmak üzere ifade edildiğine işaret etmektedir:

Umreyi bırak.
Saçlarını çöz ve taran.
Bu, umrenin yerinedir.
Buna ise geçen açıklamalarla cevap verilmiştir. Şüphesiz umre bakiyesi varken hac yapma imkânı olmuşsa, o umrenin bırakılması caiz olmaz. Çünkü Yüce Allah: Hac ve umreyi Allah için yerine getirip tamamlayın buyurmuştur. Çünkü zarara girmeden o umreyi tamamlamaya imkân bulmuş olacağından, hayızlı dışında o umreyi bırakması caiz olmaz.

Saçlarını çöz, taran ve hacca niyet et! Umreyi ise bırak şeklinde buyrulan Urve hadisine gelince, bu rivayetle tek kalmıştır ve bu şekilde kitap ve usule muhalefet etmiş olmaktadır. Zira bizim lehimize, tamamlamaya imkân olduğu halde umrenin bırakılmasını caiz gören başka bir yer yoktur. Muhtemelen Umreyi ise bırak buyruğu; umreyi haline bırak ve onunla beraber haccın için ihrama gir ya da umre amellerini bırak; çünkü bunlar zaten hac amellerine de girmektedir, denmek istenmiştir.

Tenim’den umre yapmasına gelince; Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem umre yapmasını Hz. Aişe’ye emretmiş değildir. Zira Hz. Aişe’nin sadece bu noktada bir talebi vardı ve o şöyle demiştir: Ey Allah’ın Elçisi! Ben, içimden hacca gidip Beyt’i tavaf etmediğimi bilip dururken nasıl hac etmiş olurum? dedi. Allah’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem de: Öyleyse Ey Abdurrahman! Bunu götür de Tenim’den umre yaptır buyurdu.

Haccı kaçırmaktan korkan her temettu yapan kişinin, hac için ihrama girmekle bu şekilde kıran yapmış olur. Aynı şekilde yanında kurbanı bulunan temettulu kimse de umresinden çıkamaz, belki bu umresiyle birlikte hacca niyet eder ve böylece kırana dönüşür. Şayet kaçırma korkusu olmaksızın tavaftan önce haccını umresine katacak olursa bu caiz olur ve bu ihtilafsız olarak kırana dönüşür. Ama tavaftan sonra artık bunu yapamaz ve bu kırana da dönüşemez. Bunu, İmam Şafii ve Ebu Sevr söylemiştir.

İmam Malik ise; kırana dönüşür demiştir. Bu noktada Ebu Hanife’den de nakil gelmiştir. Çünkü haccını ihramlı bulunduğu umresine katmıştır; dolayısıyla sanki tavaftan önce bunu yapmış gibi bu da sahih olur.

Umreden çıkılıp helal olunması hasebiyle, Safa ile Merve arasında say yapmak gibi, artık bu umresinin üzerine haccı katmanın caiz olmayacağı şeklinde cevap verilmiştir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/uc-ve-yedi-gun-orucun-tutulma-vakitleri/,https://kutsalayet.de/akabe-cemresine-tas-attiktan-sonra-cima-yapmak/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız